/1/111854/coverorgin.jpg?v=4affdfdebe6610630b1eb51c9455d11a&imageMogr2/format/webp)
"Bana bir kadeh daha ver."
Aylin'in sesi, kulübün sağır edici basları arasında boğuldu. Boğazından aşağı
inen rakı, içindeki o yakıcı düğümü çözmeye yetmemişti. Bardağın arkasındaki
devasa ekrana kilitlendi.
Ekranda Boran vardı. Gençliğini, dört yılını verdiği adam. Türkiye'nin en güçlü
ailelerinden Demirörenlerin kızı Hira'ya sarılmış, kameralara kusursuz bir
gülümseme sunuyordu. Alt yazıda tek bir cümle dönüyordu: “Yılın Nişanı.”
Aylin'in nefesi kesildi.
"Hanımefendi, bence yeterince içtiniz," dedi barmen, boş kadehi alırken. Adamın
gözlerindeki acıma hissi Aylin’in canını yaktı.
"Sana doldurmanı söyledim!" Aylin adamın elini sertçe itti. Tırnaklarını
avuçlarına geçirdi.
İki kat yukarıda, loş VIP locasında Kaan Demirören, elindeki çay bardağını
yavaşça çeviriyordu. Gözleri aşağıdaki bar tezgahına yığılmış kadının
üzerindeydi. Yüzünde tek bir kas bile oynamıyordu.
Asistanı arkasından fısıldadı: "Aşağıdaki kadın o, efendim. Boran Bey'in
geçmişte sakladığı eski sevgilisi. Aylin Aksoy."
Kaan bardağı masaya bıraktı. Sol elindeki saatin kadranını yavaşça çevirdi. Bu,
içindeki o kontrol edilemez dürtüyü bastırma şekliydi. Üç yıldır ördüğü o kalın
duvarlar, kadının bu halini gördüğü an sarsılmıştı. Onu koruma isteğini buzdan
maskesinin arkasına gizledi.
"Sefil bir manzara," dedi Kaan, sesi soğuktu.
Aşağıda Aylin, barda daha fazla duramayarak tabureden kalkmaya çalıştı. Ancak
yüksek topukları cilalı mermerde kaydı. Dünya etrafında hızla dönüyordu.
Birkaç adım atmıştı ki, önünü alkol kokan iki adam kesti.
"Yardım edelim mi güzelim?" dedi biri, elini Aylin'in beline atarak.
Aylin eline sertçe vurdu. "Dokunma bana!" Ancak bu ani hareketle dengesini
tamamen kaybetti. Ayak bileği burkuldu ve geriye doğru, sert zemine bıraktı
kendini.
Düşüşün acısını bekleyerek gözlerini sımsıkı kapattı.
Ama o acı gelmedi.
Sırtı, kaya gibi sert ve sıcak bir göğse çarptı. Güçlü bir kol, belini sararak
onu havada yakaladı. Burnuna keskin bir sedir ağacı ve tütün kokusu doldu.
Gözlerini açtığında, gece kadar karanlık ve tehlikeli bir çift gözle çarpıştı.
Kaan Demirören, onu tek koluyla ayakta tutuyordu. Yüzü bir buzul kadar donuktu.
Aylin'i taciz eden adamlar Kaan'ı gördükleri an geri çekildiler. "Kaan Bey...
Özür dileriz," diyerek kalabalığın arasında yok oldular.
Kaan, kollarındaki kadına baktı. "Kendi ayaklarının üzerinde dur," diye emretti,
sesi net ve derindi.
Ancak Aylin'in beyni alkol ve kederle bulanmıştı. Karşısındaki adamın keskin
çehresi, onu koruyan bu ani müdahalesi zihnini yanılttı.
/1/114441/coverorgin.jpg?v=032062bb4552c586a87d712cf4b07e87&imageMogr2/format/webp)
/0/96892/coverorgin.jpg?v=1da527fe0f1b577a2d200ad42f281438&imageMogr2/format/webp)