“Kadın, doğduğu gece annesi tarafından terk edilmiş ve kırsalda büyükannesi tarafından büyütülmüştü. Hayatı sakin ve sıradan geçiyordu, ta ki yirmi yaşına girmeden önce bir grup adam çıkagelip ona gerçek kimliğini açıklayana kadar. Ortaya çıktı ki, aslında zengin bir ailenin kayıp kızıydı ve ailesi aniden onu geri istiyordu. Geçmiş yılların acısını telafi edeceklerini sanmıştı, ancak dehşet içinde öğrendi ki asıl amaçları, diğer kızları yerine engelli bir adamla evlendirmekti. Hatta onu zorlamak için savunmasız büyükannesini bile pazarlık kozu olarak kullanacak kadar ileri gitmişlerdi. Adam, güçlü bir ailenin varisiydi ancak ailesi iflasın eşiğindeydi. Üstelik geçirdiği bir trafik kazası sonucu, bu huysuz adam artık tekerlekli sandalyeye bağımlı yaşıyordu. Bu zor durumdan kurtulmak umuduyla kadınla evlendi. Ancak düğün gecesinde, ikisi arasında iki yıl sonra boşanmayı öngören bir anlaşma imzalandı. Peki bu evlilik gerçekten iki yıl dayanabilecek miydi? Adam, karısının şımarık bir zengin değil, sade bir köylü kızı olduğunu ne zaman öğrenecekti? Peşini bırakmayan bir takipçi ile soğuk ve mesafeli kocası arasında, kadın nihai kararını kime verecekti?”