“Sude, kız kardeşi yerine geçerek kötü şöhretli, çirkin görünüşlü ve sorunlu bir geçmişe sahip bir adamla evlendi. Düğün gününde damadın kendi ailesi bile onu yalnız bıraktı, kasaba halkı ise bu evliliğin çökeceğinden emin bir şekilde fısıltılar ve alaylarla onları izledi. Ancak Sude'nin kariyeri hızla yükselişe geçti ve aralarındaki aşk günden güne daha da derinleşti. Daha sonra, büyük bir organizasyonda, dünyaca ünlü bir holdingin CEO'su maskesini çıkardı. Ortaya çıkan yüz, Sude'nin kocasından başkası değildi ve herkesi şok etti. *** Arda, ailesinin dayattığı bu eşe ilgi duymuyordu ve onun kaçıp gitmesini umarak kimliğini gizlemişti. Fakat Sude'nin gerçekten gitmeye hazırlandığını gördüğünde, Arda'nın soğuk ve kontrolcü tavrı bir anda çöktü. Onu kollarına çekip alçak bir sesle fısıldadı: "Lütfen gitme, Sude. Bana bir öpücük ver, sana dünyanın kapılarını açayım."”