“Düğünümden bir gece önce, nişanlımın arabasındaki kayıt cihazına yanlışlıkla dokundum. Onun ağır nefes sesleri kulağıma geldi, çıplak sırtı tüm ekranı kaplıyordu. Bir an yüzüm kızardı. İkimiz de heyecan arayan tiplerdik, arabada pek çok kez yakınlaşmıştık. Kendi kaydımızı izlemek ise birdenbire içimi bir utanç kapladı. Ancak bir sonraki saniye, donakaldım. O sırada, bana ait olmayan bir kadın sesi duyuldu: "Sevgilim, o aptal kadına daha ne kadar katlanacağız? Ben hamileyim." Adamın gülümseyen sesi hemen ardından geldi: "Düğünü tamamlayıp ailesinin servetini güzelce 'devraldıktan' sonra, hemen boşanırız." "Zaten o düğün evi tapusu bana geçti, artık bizim yuvamız olacak." Yataşmanın hareketiyle, koynunda saklanan kadının yüzü tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı. O kadın, en yakın arkadaşımdı. Parmakları sıkıca kenetlenmişti ve yüzük parmaklarında, benim özenle seçtiğim o çift alyans parlıyordu. Sağ üst köşedeki zaman damgası ise bunun iki gece önce olduğunu gösteriyordu.”