mşireleri, Defne'nin gitmesi
vaat ettiğinin farkındaydı; ne zaman git
a kimse cesar
ğı bunu imkan
ayan yıldızıydı. Diğer meslektaşları prestijli hastanelere girmek
gittiği her yerde el üst
üsüne kapılmış, adeta gözü kör bir şekilde yaşamıştı. Şimdi onun etki
son değil, aslında bir
bir öfke birikiyordu. Personel, Defne'nin
lgisini paylaşmaktan çekinmeyen, rehber ruhlu
unda yürürken, uzakta
eydi ve arkasındaki birkaç kişi tekerlekli
, Defne hocam?" di
adaki makyaj sanatçısına bir göz attıktan sonra kısa v
kaldı, elindeki elbise kayıp ayaklarının dibine
cağını, Gül'den özür dile
rar Derya'nın eline tutuşturdu. "Niyetim o değil," dedi, sesi her zamankinden daha kararlıydı
ve nazikçe Derya'nın çenesini yukarı doğru itti.
ikliği asla s
tuz dakika sonra, Gül
ı, gözlerini ortak bir şaşkınlıkla Jale'ninkilerle bulu
ebeği kaybettin ve Kaya ailesi tüm suçu onun üstüne yıktı. Şu an tam bir mağlubiyet içinde, kuyruğu kapana k
türlü dinmiyordu. "Ya o ilacı aldığ
inin laboratuvarından geldi. Oranın güvenliği ülkedeki her yerden daha sıkı. Üstelik kuz
ir kez daha konuş. Defne hiçbir detayı kaçırmayan bir tiptir. Eğer gerçeği or
m," dedi. "Eğer şu kocanın birazcık omurgası olsaydı, senin sağlığ
Gül onu hızla durdurdu. "Dışarıda konuşma anne! Etra
n dediğini yaptı. Hemen oracıkta aramayı gerçekleştirdi ve he
n verdiği güvenceler ve pohpohl
ne'nin öldürdüğüne inandılar. Gül cazibesiyle, onları kolayca idare edebilir. Rahat ol. O aptal Andaç'tan kurtu
gururla ya
de kimsenin fark etmediği minik, kırmızı
adeta bir butiğe dönüştüğünü gördü;
elbiseye Defne gerçekten ihtiyaç duyuy
"O, bir avuç kıyafetten çok daha fazlasını hak ediyor. Oda küçük olduğu
im de Derya gibi bir arkada
yla ilgisi olmayan herkesin
bir tavırla K
arama sekrete
tı. Her konuşma sekreter aracılığıyla yapılıyordu ve onun kişisel n
her zamanki bıkkın ses tonuyla yanıtladı, "Merhaba. Eğer bir
i tavrı Derya'yı anı
a Koray'ın Defne'ye bakış
ay kim bilir yüz yüze
etere buz gibi bir sesle cevap verdi, "Koray'a söyle, Gül'ün duru
rı anında değişti. Sesi hala sabırsız olsa da, "T
ikle o pisliğin talimatı bu! Konu Gül olunca na
rden Koray'ın o mesafeli ve soğuk sesi
iyi. Aslında, boşanmamız hak
öfkesini gizlemeye pek de çalışmayan, küçümseyici bi
ünüyordu; sinirden yüzü kıpkırmızı kesilmiş
gelinme, ona duygularını çelik bir zırh ardına saklamayı öğret
leden sonra müsaitim. Adliye binasın
tiriyor musun?" diye sordu, sesi hala kibir doluydu. "Defne, benim seninle bu o
etmedi, "Kararımı çoktan verdim. Sa
nma protokolü beş dakika içinde ofisinde olacak. Söyle
irir bitirmez te
nde yankılanırken, genç adam el
yıp içeriye göz attı. Koray'ın yüzündeki o buz gibi
ndu ki, odadaki hava b
, kesintilere pek tahammülü o
aya bir dosya bıraktı. "Bu size yeni geldi, efe
i. Defne'nin imzası kağıdın üzerinde kararlı bir şekilde duruyordu; hemen
evliliği hiçbir şey alm
gülüşle anlaşmayı
dan edemedi. Umursamıyormuş gibi
lanmış birer hamle olduğuna kendini inandırmıştı. Onun gözünde b
"Bu sefer neyi hedefliyor? Gerçekten böyle yaparak Gül'ün düşük yapmasındaki suçun
r kokuyor, küçümsemesini gizl
adem bu kadar kararlı görünüyor, o zaman istediğini verelim.
leden sonraki tüm randevularını
ının kaprislerini şımartmanın sadece
e olanlar için suçlanmayı reddetmekle kalmamış, aynı zamanda onun otorit
e gittiğinde Defne'nin bacaklarına kapanıp bu evliliğin sürmesi iç
kemmel bir fırsat olarak görüyordu. Bu ders sayesinde Defne'nin bundan
k istediğine dair en ufak bir ihtima
/1/109392/coverbig.jpg?v=33d03bdfa22964299a6077bded3366e9&imageMogr2/format/webp)