“Aylin, devlet eliyle yetiştirilmiş bir dahiydi. Yedi cehennem gibi yılın ardından özgürlüğüne kavuştu. Eve döndüğünde gördüğü manzara kanını dondurdu: Hala, vefat eden anne babasından kalan konakta keyif çatıyor, ikiz kız kardeşi ise çöplerden karnını doyurmaya çalışıyordu. Öfke, dehasını ateşledi. Bir gecede halasının işini bitirdi, ardından kardeşinin okuluna kaydolup ona zorbalık edenlerin kökünü kazıdı. Onun "sıradan geçmişi"yle alay edenler, az sonra prestijli bir ailenin onu kucakladığını ve ulusal laboratuvarın ona kapılarını açtığını gördü. Gazeteciler peşine düştü, fenomenler hayran kaldı, kıskanç rakipler ise servetlerinin gözleri önünde eriyip gittiğini izledi. Acımasızlığıyla nam salmış Ateş bile yumuşadı. Ona doğru eğilip fısıldadı: "Senin pisliğini temizledim. Şimdi de benim ol."”