r yavaş yavaş kar
ne vuruyordu. Ahmet, eşyalarını toplama meselesi hakkında tek bir haber
yordu. Tam olarak neyi bekliyordu? Onu yeniden y
düşüncesiz yakınlıktan sonr
a içini kemiren kaygı o
ul ettirdikleri için şanslı sayıyordu. Şimdi Ahmet'i, yani patr
e, şirket protokolünden yarım yamalak hatırladığ
yolu denedi; hatta nefesini düzenleyip k
onuçta Doruk Grubu'ndaki tüm geleceği Ahmet
i kendisiydi—sarhoş ve düşüncesizdi. Onu şikâyet
mülmüştü. Tam o sırada sert ayak sesleri cilalı zeminde yankıland
lanıyor?" Ahmet'in rahat sesi, lobiye serin ve umursam
mkün olduğunca sakinlik katmaya çal
arak sordu, "Gerçekte
cevabı bilmi
lmaya çalıştı; fakat Ahmet sözünü keserek araya girdi, s
yüzünden. Her zaman tatlı ve narin görünüyordu—sakin ve zarif bir güzellikti—ama g
itmemişti ki? Ofiste
e yanıtladı Ayşe, çenesini sıkarak, ve söz ağzından
iyi davranırdı; ama ya şimdi
kaha duyuldu. Ayşe başını çevirdi ve kendini Mehmet'le göz göze buldu
ir sanat eserini andırıyordu. Ne kadar kendinden emin bir gülümseme takınırsa takınsın, o çekic
ururken Mehmet, Ayşe'nin şimdiye kadar gördüğü
üyülenmiş gibi baktığını g
ek zorundaydı. Ayşe—şirketin en soğuk güzel
'yi hayallere dalma
ılamaz bir tutku. Ve Ayşe, utanmadan onu bir lis
orladı—önce Ahmet'ten eşya
'e çevirdi. "Bay Aksoy
ehmet'in sesi gerilimi kesip
buna itiraz etmeyeceğini de iyi biliyordu. Ahmet kısa
alakalmıştı; sinirleri o kadar gergindi ki nefes a
ı Ayşe'nin, onunla Ahmet arasında bir şey far
di. Arayanın kız arkadaşı olduğunu görünce Mehmet'e neşe
edi. Arabaya bindi ve kapıyı k
aldı; içini dalga dalga bir rahatlama k
skındı ki yanında nefes alma
camı aşağı indi. Karanlık ve sorgulayan gözle
nıtladı, "Ah, otobüse b
ü bir anda se
eder gibi kaldırdı. "Hayır, gerçekten sorun değil. Otobüse binebilirim, gerçekten." Mehmet, öyle sert bir bakış attı ki Ayşe'nin omurgasından
i keserek yankılandı, serin ve keskin. "
lbini yerinden oynattı. Telaşla arka koltuktan vazgeçip ön kolt
met'in yüzü buz gibiydi; çenesi kilitli, d
du ki eklemleri beyazlamıştı; pa
gerçekten zor bir insan olduğunu anlamıştı Ayşe; ruh
verdi: Bundan sonra mümkün ol
yleyecekmiş gibi oldu; fakat kısa bir tereddüt
e yüzünde o soğuk ve küçüms
a uğramış gibi bir öfke
n ondan bir yere bırakmasını istememişti;
ir anda alev aldı—çünkü tam o anda eski sevg
/1/110002/coverbig.jpg?v=4d3c24ed34572965e6eb79ac7f1b28b4&imageMogr2/format/webp)