aman, bir an tereddüt ettikten sonra sordu, "Efendim
suzlukla şakaklarını
uğunu biliyordu. Eğer para harcamak onun sinirini yatıştıraca
di. Yeni bir bildirim daha gelmişti. Hesabın
nı öne eğdiler. Hiçbiri ağzını açmaya cesaret edemiyor, sessizce alış
usunu gayet doğal bir tavırla elleri boş olan Erkin'e uzattı.
değişti. Omuzlarındaki yük kalkmış, çatık kaşları yumuşamıştı. Uzun parma
lerine baktılar. Patronları Mine'nin tam y
yatta, bilinci kapalı," diye telefondaki ses haykırdı, panik içindeyd
Aytaç'ın göğsü sıkıştı, sesi art
tan sonra bakışla
na karar verip yuttu. Bunun yerine Erkin ve korumalara döndü. "Onunla kalın. Ne
" beş adam hep b
zaklaştı; Mine'yi ve beş adamı alışveri
rahatsız edici bi
Altın çerçeveli gözlüklerini düzelterek profesyonel bir gülümseme takındı, "Mine
e mırıldandı Mine. Ses tonunda sakla
Mine'nin bu tavrı onu
"Onun asistanı olmak ayrı bir şey," dedi sakince. "Ama onun pisliklerini toplamak? Söylesene E
n'in profesyonel gülümsem
ne'ye, acımaya çok yakın o
casının başka bir kadın için onu terk edişini izlem
ek. Ellerindeki onlarca çantayı işaret etti. "Taşıdığınız şu paketlerden t
mel bir şek
rsiniz?" diye
z şaşkınlık
rın anlayamayacağı ş
nun parasını daha hayırlı işler için kullanalım." Siyah kredi
a canını acıtabiliyor
artın limitlerini zorla
lar dehşet için
alışverişe devam etti; kredi kartını ade
uğu sırada Aytaç, bir fırtına gibi restoranda belirdi. Etrafına yaydığı dondu
i kavradı ve onu otoparka doğru sürüklemeye ba
arptı. Acı tüm vücuduna yayılırken dişler
kat gibi yüzüne indi, "Ne
değil mi? Sana istediğin her şeyi verdim; evi, arabayı, milyarlarca l
bulmuş hali gibiydi; gözlerinden
amamen gerçekti. Başına gelen bu ani
ugünü özellikle seçtin ki, ben burada senin alışverişinle meşgulken tuttuğun o
ılanıyor, insanın kemiklerine i
bir berraklığa bıraktı. Onun bu absürt suçlaması ironik bir etki yaratmıştı; için
ayla kıvrıldı. "Ne kadar da destansı. İha
ntrolü tamamen kayboldu; sesi
nda bile değildi, bir adım bile geri çekilmedi. "Bir düşün. Neden yeni baş
n sesi iyice düştü, artık bir bıçağın
adı. "Ah... Hâlâ sana takınt
çenesi ve gözlerindeki o h
kadar keskindi. "Bir yedek olarak muamele gördükten sonra? Sadakatsiz
irer tokat
en seni aldatmadı
bini ona verdin." Gülümsemes
dolandırma," diy
hayal gö
ı kadının maskesinin altındaki katmanları ilk kez tek tek soyuyo
tutup onu öldürmeye çalıştığımı iddia etti v
r anlığına sendeledi ama o dondurucu soğukluk baki kaldı.
arı alayla yu
mları bembeyaz olana kadar kazındı.
kadar kararlı bir şekilde yüzleşmeyi kabul
r yüzleşmekte
dı. Kanıt sahte
ert komutu düşünce
madığı çirkin bir his kıvranıyordu; rahatsızlık mıydı bu, yoksa suçlu
/1/110003/coverbig.jpg?v=5e821704bb6b0eec546db18ee2bc1426&imageMogr2/format/webp)