“Yıllardır evliydik ama Fu Mingshen benimle sadece yatakta ilgileniyordu. Yataktan kalkar kalkmaz, buz gibi bir yabancıya dönüşüyordu. Sessizce katlandım, tek dileğim onun bu itaatkârlığıma karşılık kızımıza biraz olsun değer vermesiydi. Oysa o, aklı fikri hayalindeki kadındaydı, ona her konuda kollayıp gözetiyordu. Hatta o kadının çocuğu için, kendi kızımın kemik iliğini almaya razı oldu. O an anladım ki, ben sadece onun hayalindeki kadınla olan savaşında bir piyondum. Artık daha fazla uğraşmadım, kızımı alıp kararlılıkla çekip gittim.”