“Önceki hayatımda, sekiz aylık hamileyken, sağanak yağmurda diz çöküp adama yalvardım, iflas eden Şen ailesini kurtarması için. O ise ilk aşkına sarılmış, tepeden bakıp süzüyordu beni: "Şen ailesinin iflası tamamen benim eserim. Benim gibi birinin senin gibi bir hanımefendiye gerçekten âşık olacağını mı sandın?" "Bugünkü intikamım için olmasa, sana dokunmak bile midemi bulandırırdı." Çaresizlik içinde, o soğuk gecede hem kendimi hem bebeğimi kaybettim. Gözlerimi yeniden açtığımda, hamile olduğumu öğrendiğim güne geri dönmüştüm. Adam nazikçe karideslerimi ayıklıyor, gülümseyerek nasıl bir yüzük istediğimi soruyordu. Onun sahte yüzüne bakıp soğukça gülümsedim. Bu sefer aynı hatayı yapmayacağım.”