la Holl
. Arabanın içi sıcak ve kuru bir sığınak gibiydi. Deri koltukların zengin kokusu h
rmostan doldurduğu dumanı tüten bir fincan sıcak çikolata uzattı. Hareketleri son d
, Hanımefendi,
an aşağı inen sıcaklık, yağmurun dondurduğu bedenimi biraz olsun canlandırdı.
ifçe çattım. "Sen kimsin?", diye sordum. Sesim hala biraz kıs
gizli bir hüzün vardı. "Gabriella Hanım," dedi saygıyla. "Ben Hasan Taş. Hollo
bim göğüs kafesimi parçalayacakmış gibi atmaya başladı
n zamandır arıyoruz, küçük hanım. Her taşın
lukla geri ittim. Sadece titreye
et'in öfkeyle bağırıp çağırdığı, Harley'in kıskançlıktan kudurduğu ve beni zengin bir yaşlı adama metres olmakla suçladıkları bir tablo canlandı gözümde. En komiği de, Hasan'ın saygılı tavrından yola çıka
telefon titredi. Ekranda
onu kulağıma götürdüm.
ırıklara boğulmuş bir kadın sesi geldi. "Gabby... B
düğümü çözdü. Bu ses... Ann
i, beni kaybettikleri için ne kadar acı çektiklerini anlatıyordu. "Seni hiç bırakm
dü ama bu sefer acıdan değil, huzurdand
soktu. Pistin ortasında, ışıkları yanan devasa bir Gulfstream G650 özel jetin s
. "Uçağınız hazır. Kenan Bey ve Aylin Hanım siz
/1/123824/coverbig.jpg?v=4c6fd8464c136a4f5c27f5e889adeeee&imageMogr2/format/webp)