icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon

İntikam Ateşi ve Tehlikeli Adamın Karanlık Aşkı

Bölüm 4 

Kelime Sayısı: 446    |    Yayın tarihi: 23/07/2026

la Holl

. Arabanın içi sıcak ve kuru bir sığınak gibiydi. Deri koltukların zengin kokusu h

rmostan doldurduğu dumanı tüten bir fincan sıcak çikolata uzattı. Hareketleri son d

, Hanımefendi,

an aşağı inen sıcaklık, yağmurun dondurduğu bedenimi biraz olsun canlandırdı.

ifçe çattım. "Sen kimsin?", diye sordum. Sesim hala biraz kıs

gizli bir hüzün vardı. "Gabriella Hanım," dedi saygıyla. "Ben Hasan Taş. Hollo

bim göğüs kafesimi parçalayacakmış gibi atmaya başladı

n zamandır arıyoruz, küçük hanım. Her taşın

lukla geri ittim. Sadece titreye

et'in öfkeyle bağırıp çağırdığı, Harley'in kıskançlıktan kudurduğu ve beni zengin bir yaşlı adama metres olmakla suçladıkları bir tablo canlandı gözümde. En komiği de, Hasan'ın saygılı tavrından yola çıka

telefon titredi. Ekranda

onu kulağıma götürdüm.

ırıklara boğulmuş bir kadın sesi geldi. "Gabby... B

düğümü çözdü. Bu ses... Ann

i, beni kaybettikleri için ne kadar acı çektiklerini anlatıyordu. "Seni hiç bırakm

dü ama bu sefer acıdan değil, huzurdand

soktu. Pistin ortasında, ışıkları yanan devasa bir Gulfstream G650 özel jetin s

. "Uçağınız hazır. Kenan Bey ve Aylin Hanım siz

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

İntikam Ateşi ve Tehlikeli Adamın Karanlık Aşkı
İntikam Ateşi ve Tehlikeli Adamın Karanlık Aşkı
“Yirmi yıl boyunca beni Anadolu'nun çöplüğünden kurtardıklarını söyleyen Moreno ailesinin devasa villasında bir sığıntı gibi yaşadım. Ta ki o gösterişli davet gecesine kadar. Sözde nişanlım Mert, herkesin ortasında evin gerçek kızı Harley ile evleneceğini müjdeledi. Daha bu ihanetin şokunu atlatamadan, Harley sahte bir çığlık atarak merdivenlerden yuvarlandı ve beş yüz bin liralık nişan kolyesini benim çaldığımı iddia etti. Beni yıllarca beslediklerini söyleyen üvey annem Demet, kalabalığın ortasında üzerime yürüdü. "Seni nankör yılan! Üstünü arayın şunun, polisi arayıp hapsi boylatacağım sana!" Misafirlerin aşağılayıcı fısıltıları arasında eşyalarım pencereden çamurlu su birikintisine fırlatıldı ve iki iri yarı güvenlik beni şiddetli fırtınanın altına kapı dışarı attı. Bütün salon o ucuz yalanlara inanıp bana iğrenerek bakarken, üvey babam tek bir kelime bile edip beni savunmamıştı. Yirmi yıllık sahte şefkat maskesinin, basit bir kıskançlık krizi ve ucuz bir kolye için bu kadar çabuk parçalanması midemi bulandırmıştı. Beni sokakta beş parasız, titreyerek ölecek sanacak kadar aptaldılar. Onlara boyun eğmek yerine, boynumda sakladığım, kendi tasarımım olan paha biçilemez özel yapım pırlantayı kalabalığın gözüne sokarcasına çıkardım. Ardından arkamı dönüp, gecenin karanlığında beni bekleyen, gerçek ailem milyarder Holloway'lerin gönderdiği siyah Bentley'e doğru yürüdüm. Eski hayatım o yağmurlu bahçede ölmüştü; şimdi bana zarar veren herkesi bu ismin ağırlığı altında ezme zamanıydı.”