ynn
şakağıma, elmacık kemiğimden çeneme. Dokunduğu her nokta derimde bir ürperti yar
bir oyuncakla oynanan bir merak okuyorum. Bir çocuğun karıncayı
ihtirasla kenetlenmiş çiftten ayırdım. Midemdeki bulantı korkuyu bastırdı
ecede soğukkanlıydım. Sadece düz bir tonla dedim: "Gerçeği görmemgözlerini kıstı, beni süzdü: "Sadece bu kadar?" Başını hafifçe yana eğdi, ka
de sağlam çıkıyordu, "Bir dönek ve bir yalancı için üzülmem
yse eğlenmiş gibi: "Biraz ilginç. Bana yalvarıp, adalet istemeni beklerdim." Purosu
kişi sen mi olacaksın? Sen sadece beni kullanmak, Blackwell evin
ış geldi. Beklemediği bir cevap almıştı. Çenesi kasıldı, gözler
mamam gereken birini kışkırttığımı fark ettim. Kalb
stedim. "Oyun bitti, gidebi
ti, vücudumu duvara itti. Sırtım soğuk betona çarptı, acıyla ciğerlerimden bir nefes koptu. Üstüme eği
ibi keskin, "Küçük tilki, benim düşüncelerimi çözmeye çalışma, b
. O keskin puro ve aftershave kokusunu boğucu bir şeki
dum: "Ben senin piyonun değilim." Sesim
onra hiçbir uyarı vermeden başını eğ
t damlası yok. Dişleri alt dudağıma sürtündü, tütün tadı d
ım ama o dökülmüş bir demir gibi yerinde duruyordu.
ibi. Öpücüğü derinleşti, yoğun bir
şüştü, başımı şiddetle yana
yanındaki rafın üzerindeki ma
esi odada yankılandı. Çini parçaları dört bir yana sa
ecede gergin bir çığlık gibi. Ben
bırsız sesi geldi: "Orada kim var?!" Teker
ince sesi: "Hırsız mı girdi
izi burada görürlerse... Ölümüm kesinleş
parladı ama beni bırakmadı, aksine beni daha sık
başına vardı. Saklanacak yer yok.
sesle fısıldadı: "Ses çıkarma, yoksa, onlara canlı bir gösteri
/1/123917/coverbig.jpg?v=871e8d34e02de5f16329194ced722512&imageMogr2/format/webp)