/1/129040/coverbig.jpg?v=8a0960c6b12588bc6e6e11523f05d7fd&imageMogr2/format/webp)
Şikago'nun en çok korkulan adamı olan kocam Yavuz Karataş, dünyalar da yı
di bin dolarlık takım elbisesinin sırılsıklam olmasına izin veriyordu. Altlarında yanıp sönen ma
ni bir aşağılanma gösterisine dönüştürdü. Ardından onun hayatındaki yerimin soğuk ve kesin bir
tçı bir eş. Bütün yalnızlığımı ve kalp kırıklığımı tuvallerime döktüm ama o benim sanatımı hiçbir zama
za dönüştü. Beni sadece ihm
ine girdim ve eline bir des
hatsız olarak başını zar zor kaldırdı. Kal
ış sayfanın boşanma kara
sından başka bir şey değilmiş gibi
lü
Bakış
na asıldığı gece, kocam Yavuz Karataş haberler
Bu gece her şeyin doruk noktası olmalıydı. Şikago'nun en çok korkulan adamının sessiz, san
enim için yaptırdığı steril, ses geçirmez atölyede, gökdeleninin en üst katındaki altın kafeste çalışmıştım. O buna hediye diyor
gereken boşluğa kaydı. Söz vermişti. “Elbette *cara*. Dünyalar da yıkılsa kaçırmam,” demişti; eskiden t
m. Mideme bir korku düğümü otururken açmak için tıkladım. Manşet çok netti.
t ve odaklanmıştı. Demirhan Ailesinin zeki ve acımasız ikinci adamı Banu Demirhan, ona tam bir güven ifadesiyle bakıyordu. Şe
Karataş-Demirhan ittifakı için kritik olduğunu, şehrin yeraltı dü
bir beyandı. İşini seçiyordu, benden ziyade *onu* seçiyordu ve bunu şimdiye
astalıklı meraklarını hissedebiliyordum. Üzerime çöken fiziksel bir ağırlıktı. Ben Don'un ihmal ed
r titredi. Yavu
nu'nun bana ihtiyacı v
bir motor gibi hissettirdi. Bu, Omerta'nın, yani sessizlik kuralının ailevi bir versiyona bürünmüş haliydi. Aile
geçirmiştim. Ben onun sahip olduğu güzel bir nesneydim, duvarına asacağı bir sanat eseriydim, canavarın kültürl
n Ozan endişeli bir yüzle yanı
a toplantısına takıldı. Bilirsin işte.” Yalan otomatikti, yılların pratiğiyle bil
bile inanmadığını söylüyordu. "Pekala, dinleyicilerin se
sıkıştım, gözleri acımayla dolu insanlardan tebrikleri kabul ettim. Tekniğimden, uçsuz buca
ü nasıl temsil e
ımı hiçbir zaman görmemişti. Yalnızca ona getirdiği değeri, kana bulanmış adına kattığı cilayı görüyordu. Yavuz Karat
is filizlendi. Üzüntü değil. Öfke değil. Bu
cekti. Beni k
onu kır
zliğine sığındım. Ellerim artık sabitt
rataş. Belgeleri haz
ni mi?” diye sordu
“Ama hepsi bu kadar değil. Bir fikrim var. Okuma
iskli. Yavuz
ıflığı. Sanatımla ilgili bir sözleşmeye bir kez olsun bakmadı,
ucunda bir se
ğı pencereye düştü. “Sanat malzemeleri faturasını nasıl imzalıyorsa, evli
/1/129040/coverbig.jpg?v=8a0960c6b12588bc6e6e11523f05d7fd&imageMogr2/format/webp)