in Bakı
çürüsün. Bir çocuğa zarar veren bir canavarın başına neler geldiğini herkes görs
aba ipin ayak bileklerime battığını hissettim. Sonra o mide bulandırıcı düşüş geldi ve dünya tersine döndü. Artık beni aşağılık bir suçl
dik baktı. "Bırakın acı çeksin. Bunu kendi başına getirdi." Döndü ve uzakl
heybetli bir siluet. Hiçbir şey söylemedi ama yanağımda bir sıcaklık, hafif bir b
Küçük güvercinim." Ses pürüzlüydü, duyguyla tıkanmıştı. "Tanrı'ya y
ün s
n Bakış
i, takipçilerinin sempatisini sonuna kadar sömürüyordu ama Kerem ona odaklanamıyordu. Defne. Adamların
ydi. "Efendim, bulduk. Bahset
çarpıyordu. "Ne olmuş oraya
Beş yıl önce. Bir kadınla. Yerel halk ikinizi de net bir şekilde hatır
yle düştü. Ses, aniden çöken sessizlikte yankılandı. Zihni allak bullak oldu. Defne
na dönmüştü. "Neden bahsediyorsun sen?! Delirdin mi
, fotoğraflar getirdik. Belgeler. İtalya'dan evlilik cüzdanları. Araba k
ülümseyen güzel bir kadına dolamış genç bir adam. Gülüşüyor, öpüşüyorlardı; gözleri inkâr edilemez
ayıcı bir ızdırap. Parçalanmış ve göz kamaştırıcı anılar birbiri ardına zihnine çarptı. Saçl
boğuk bir çığlık koptu. Villa. Sahil. Kü
çatallanmıştı. "Onu geri ge
ak için gittik. Ama o gitmiş. İki gün önce orta
lktı ve koştu. Ofisinden fırladı, o görkemli merdivenlerden indi, ön kapıdan dışarı çıktı. Bakımlı bahçelerin içinden, kapılar
aykıran ve ona canavar diyen öfkeli kalabalıklarla kaynıyordu. "Çocuk istismarcısı! Kapatın onu içeri!" diye bağ
astığı metal düzenek yoktu. Defne'den hiçbir iz yoktu
son, meydan okuyan çığlığını hatırladı: "Bundan sonra sen ve ben iki yabancıdan başka bir şey değiliz." O zama
ılık olduğuna kendini ikna etmişti. Onu umursamadığını, aslında hiç umursamadığını söylemişti kendine. Ona doğru hissettiği kafa karıştırıcı çeki
kişiyi, her ajansı, her özel dedektifi çılgınca aradı. "
edi. Ne bir iz vardı ne de bir ipucu. Sa
desin? Çocuklar ağlıyor. Eve gelip onları te
bir teselli arayışıyla. Buraya bağlı. Geri gelecektir. Güvenlik ekibine aramaya devam etmelerini
i havayı dolduruyordu. "Senin çocuklarınla baş edilmiyor, Kero!
ları yüzünden çocuklara öfkeyle bağırmıştı. Hatta Defne'nin yaralarını incelemeye kalkmış, içinde onu rahatlatmaya yönelik garip, inkâr edilemez bir istek duymuştu. Fakat sonra Melis aramış,
hâlâ sızlayan kalbi sıkıştı. Gülümsemeye zorladı kendini ve oğlunu kucağına almak için eğildi. Bi
fark etmedi. Bir derginin kısmen kapattığı, tek bir okunmamış k
/1/129053/coverbig.jpg?v=049f0fc6ad7426804232dc3dc814f67a&imageMogr2/format/webp)