“Handan, bir zamanlar sadakatinin Özgür'ün kalbini kazanacağına inanmıştı. Ta ki erkeğin 'gerçek aşkı' ortaya çıkana kadar... Nikah masasında yapayalnız kalmakla kalmamış, acil tedavi için kendi kendini hastaneye atmak zorunda kalmıştı. Herkes onun bu karşılıksız aşk uğruna kendini feda etmesini delilik sayıyordu. Ancak Özgür, Handan'ın ölümcül hastalığını ve zamanının tükendiğini öğrendiği an, parçalara ayrıldı. "Ölmeni asla izin vermeyeceğim!" diye haykırdı Özgür. Handan'ın dudaklarında ise sadece huzurlu bir gülümseme belirdi. Çünkü artık onun varlığına ihtiyacı kalmamıştı. "Sonunda özgürlüğe kavuşacağım," diye fısıldadı.”