icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon

Aptal Eş Değil Artık

Bölüm 2 

Kelime Sayısı: 353    |    Yayın tarihi: 23/10/2025

eresinden sızan güneş ışığı çok parlaktı. B

vurarak hızla çarpar

eki takvim 15 May

şvuru yapmam gereken gün. Eski hayatım

ayır, düz değil, sadece… n

ir ses geldi. “Ann

a

iği, eskimiş oyuncak ayısı Ponçik koltuğunu

ime çekerken gözyaşlarım sel oldu. Yüzümü yumuşak

ik’i eziyorsun,”

gibi çalışıyordu. Bu bir rüya değ

arlığı, hepsi keskin ve net bir şekilde geri geld

lmayacaktım. Bu s

şmesi yapması gerekiyor,” dedim, sesim şaşırtıcı

ı salladı ve otu

t ediyordu. İlk olarak, Milli Savunma Bakan

ı ve eşini terk etme suçlamasıyla ihbarda bulunmak istiyorum,” dedim, ses

düt etmeden. Kot pantolon, tişö

kalmasını söyleyen bir not karalad

ursuz başvuruyu yapmak için mahalle

aki Tolga’nın askeri birl

ya girdim. Kalbim küt küt atı

kkın suratlı bir uz

, sesim ilk hayatımda sahip olmadığım bir otoriteyle ç

da şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırd

r hakkında,” dedim, yakındaki herkesin duyabileceği kadar yüksek s

dikkatin

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

Aptal Eş Değil Artık
Aptal Eş Değil Artık
“Can'ın okul sonrası etüt programından gelen ret mektubu, yüzüme inen bir tokat gibiydi. Tek istediğim, beş yaşındaki tatlı oğlum için güvenli ve bütçeme uygun bir yerdi. Ama ret gerekçesi beni şoka uğrattı: kontenjan, kocam Astsubay Kıdemli Başçavuş Tolga Baran'ın "başka bir çocuğu" tarafından doldurulmuştu. Tolga, kontenjanın "şehit eşi" Ceyda'nın oğlu Kaan için olduğunu itiraf etti. Terfisi için onlara yardım etmesi gerektiğini, bunun Can'ın ihtiyaçlarını umursamazca bir kenara atarak yaptığını söyledi. Sonra da Ceyda'nın ayağının altında dolaşmasın diye Can'ı "gayriresmi" olarak görev yaptığı birliğe götürmeyi teklif etti. Aptal gibi kabul ettim. Oğlumu, sırtında küçük çantası ve çok sevdiği roket resimli tişörtüyle bir Kamil Koç otobüsüne bindirdim. Üç gün sonra o telefon geldi: Can kaçırılmıştı. Tolga teselli etmek için değil, öfkeyle bağırarak suçlamak için geldi: "Eğer bu kadar yaygara koparmasaydın... Eğer biraz daha güçlü olsaydın, bunlar yaşanmazdı." Bana "hayatına devam etmemi" söyledi, sonra Ceyda ve Kaan'ın yanına geri döndü. Beni sessiz, boş bir evde, Can'ın mavi tişörtünden kalma yırtık pırtık tek bir parçayla baş başa bıraktı. Ezici suçluluk duygusu ve dayanılmaz boşluk beni bir avuç hap yutmaya, her şeyi unutmak için dua etmeye itti. Sevdiğim adam, oğlumun babası, hayatımızı nasıl bu kadar kolay mahvedip sonra da beni suçlayabilirdi? Neden onun yalanlarına inandım, çocuğumu onun kariyeri ve yasak ilişkisi için feda ettim? Eğer gerçeği bilseydim bunu engelleyebileceğim düşüncesi, işkence gibi bir azaptı. Sonra bir sabah, kendi yatağımda uyandım. Takvim 15 Mayıs'ı gösteriyordu; Can'ın etüt başvurusunu yapacağım gün. "Anneciğim? Uyandın mı?" O minik ses, Can'ın capcanlı ve sapasağlam görüntüsü gözyaşlarımı ve kristal berraklığında anıları akıttı. Bu sefer kurban olmayacaktım. Parmaklarım telefona uzandı, doğruca Milli Savunma Bakanlığı Teftiş Kurulu'nu aradım.”
1 Bölüm 12 Bölüm 23 Bölüm 34 Bölüm 45 Bölüm 56 Bölüm 67 Bölüm 78 Bölüm 89 Bölüm 910 Bölüm 10