Ailenin Sırrı: Tüketen Bir Aşk
/0/96712/coverbig.jpg?v=8d98dbc9f0334282b9017a89c507cc6c&imageMogr2/format/webp)
düğümü söyledi. Annemiz, babamız ve evlatlık kardeşimiz
kan ve yıkım borc
şmaktan kemiklerim sızlıyordu. Küçücük, rutubetli bir odada yaşadı
vini geri almak. O ev, yıktığım hayatın bir sim
iğim sekiz yılın ardından nihaye
başıma yıkıldı. Annemle babam oradaydı, hayattaydılar, ellerinde şampanya kadehleri tu
uyorlardı. Sonra annem
arasında söyler gibi. "Onu sekiz yıldır cezalandırıy
ondu. "Hayır. On yıl diye anlaşm
runu sımsıkı tutuyordum. Onların bu zalim oyunu ço
lü
iz, resmi sesi, Hanzade'ye ailesinin arabas
müştü. Kardeşi Alpe
Hanzade'nin asla istemed
lamsız bir boşluk vardı. Dosdoğru yanına yürüdü ve suratına okka
e tısladı, sesi öfked
çocuklarından daha çok sevdikleri o sahtekâr oğullarını öldüren kazadan onu sorumlu tuttu. An
rcu olduğunu söyledi. Kan
çalışmaktan kemikleri sızlıyordu. Geceleri temizlikçi, öğle yoğunluğunda bulaşıkçı, hafta sonları ise inşaat işçisi
larla dolu tek yerdi, ya da o öyle sanıyordu. Yıktığı hayatın simgesiydi. Seki
abına aktardı. Yeterli parayı biriktirmişti. Uğruna
gümbürdüyordu. Tanıdık çakıl yolda yürürken bir kahk
nden içeri baktı. Ve
şampanya kadehlerini tokuşturuyorlardı. Ve aralarında, yüzünde kocam
rken her zaman soğuk bir öfke maskesi olan yü
tası odaya getirildi. Herkes şarkı söyleme
nda söyler gibi, neredeyse bir sonradan akla gelme haliyle. "Onu sekiz
gülümsemesi
mıştık. Alper'i bir daha göndermeyi aklının ucundan bile ge
orunu sıktı. Kelimeler gözyaşlarının arasından bulanıklaşıyordu. Kırık,
cama, asla onun olmayan aileye
ri o kadar titriyordu ki küçük şişenin kapağını zar zor açabildi, cebindeki ucuz ağrı kesici şişes
arı çıktı. Az önce sıcacık olan gözleri, o
orsun?" diye tü
üdü ve sekiz yıl önce hastanede ya
nra yüzünü burada göster
ücü yoktu. Gerçek, boğazında o
rek. Soğuk ve acınası bir yağmur başlamıştı. "Sabah
u saçmalığın boşuna olduğunu kanıtlamak istedi. Ama bed
ndığı o sahte anlatının zehriyle doluydu. "Ailemizi sen öld
sele bir araba kazası değildi. Mesele asla şirket değildi. Bu bir cezaydı. D
sımsıkı kapattı, nefesi boğazında düğümlendi. Burada, çamurun içinde diz çöke
tiğini gördü. O sendelerken yüzünden bir
in?" diye sord
u çaldı. Ekrana baktı v
si sıcacık ve şefkatliydi.
itti ve onu büyüyen fırtınanın
kseldi ve öğürdü, ağzına yoğun, metalik bir tat doldu. Y
yere y
Geri döndü, yüzü tik
mleri bile mahv
iydi, ve cansız bedenini sürükleyerek çakıl yo
nu keskin taşların üzerine bı
parlarken, o orada, yağmur dudaklarındaki kan