“Hamile olduğumu öğrendiğimde havalara uçmuştum. Sosyal medyada basit, mutlu bir duyuru paylaştım; minicik bebek ayakkabılarının olduğu bir fotoğraf ve altına "Bizim için yeni bir sayfa açılıyor," notu. Ertesi gün, kocam Kaan, bunu kısırlık sorunu yaşayan "hassas" arkadaşı Ceyla'yı kasten incitmek için yaptığımı söyleyerek üzerime yürüdü. Bana acımasızlığın ne demek olduğunu öğretmesi gerektiğini söyledi. Beni bir masaya bağladı ve Ceyla izlerken bir adama bana elektrik vermesini emretti. Ona durması için, çocuğumuzu düşünmesi için yalvardım ama reddetti. Fetüsü öldürebileceği uyarısına rağmen, "Yükselt," diye emretti. Beni soğuk metalin üzerinde kanlar içinde can çekişirken bırakıp gitti. Ama dehşet daha yeni başlıyordu. Beni kurtarmak için değil, organlarımı almak için bir hastaneye yetiştirdiler. Doktorun zafer dolu sesini duydum: "Mükemmel bir eşleşme." Kocam, kalbimi ve böbreklerimi metresine vermek için beni öldürtüyordu. Hissettiğim son şey, neşterin soğuk çeliğinin tenime değmesiydi. Son düşüncem ise asla nefes alamayacak olan bebeğimdi. Monitördeki çizgi dümdüz oldu ve o kesintisiz, tiz ses odayı doldurdu. Sonra gözlerim aralandı. Hayattaydım.”