“"Paraya ihtiyacım var Jale. Annem hastanede." Yalvarışım, eski nişanlım Kerem Kaan'ın alaycı sırıtışıyla karşılandı. Sonra masanın üzerine kalın bir dosya fırlattı; ilişkimiz boyunca bana harcadığı her bir kuruşun dökümü. Sonra durum daha da kötüleşti. "Bir kutu tampon, 150 lira. Bir paket doğum kontrol hapı, 850 lira. Vakko'dan dantelli bir gecelik... 1300 lira." Bana 3.5 milyon lira borçlu olduğumu ilan etti. Yeğeninden olan alacağımı tahsil etmeye çalıştığım için cömertlik gösterip bu borcu 2.5 milyon liraya düşürdüğünü söyledi. Aşağılanmam, zengin arkadaşları için tam bir gösteriye dönüşmüştü. İçlerinden biri, "Yatakta çalışarak ödersin borcunu," diye laf attı. Kerem, çektiğim eziyetten zevk alarak başka bir seçenek sundu: Para karşılığında on şişe viski içecektim. Annemin ameliyatı için çaresizce kabul ettim. Elimde parayla hastaneye koştum, ama doktorun sözleriyle yıkıldım: "Bir saat önce Kerem Bey'den bir telefon aldık. Annenizin tüm yaşam destek ünitelerinin durdurulması talimatını verdi. Artık masrafları karşılayamayacağınızı söyledi." Dünyam başıma yıkıldı. Telefonda Kerem'e çığlık çığlığa bağırdım, "Bunu neden yaptın?" Zalim kahkahası kulaklarımda çınladı, "Çünkü Jale'yi rahatsız etmeye cüret ettin. Bu senin cezan, Hale. Onun canı senin yüzünden gitti." Annem artık yoktu. Neden bu kadar canavarca bir şey yaptığını anlayamıyordum. Neden son umudumu, son ailemi, aptalca bir intikam için elimden almıştı? Kaybedecek hiçbir şeyim kalmamıştı. Gölgesinden arınmış yeni bir hayat kurmaya kararlı bir şekilde, ulusal bir araştırma projesine katılma teklifini kabul ettim.”