icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon

İhaneti, Silinmiş Hafızam

Bölüm 3 

Kelime Sayısı: 625    |    Yayın tarihi: 23/10/2025

işken

in'in evindeydi. Bağlı saatimdeki kalp atış hızı monitörü şiddetle atıyordu, başka

Cem çığlık

soneli gece için eve göndermişti. Beni ihanet

uncakları fırlatıyordu, y

!" diye bağırdı. Üzerime atladı, küç

ştü, anında teatral

bama bana vurduğ

Annesi tarafından e

r! Sen kötü bir kad

saat, Emir'in kalp atış hızın

im: yukarıdan gelen Cem'in aralıksız ağlaması ve bil

ı bir hayal

ç ayrılmamıştı. Bana sarılmış, beni beslemiş, beni dünyadan korumuştu. Kırılgan

n başka bir kadının yatağından eve gelmesini beklerke

r anlık uyku, bir anlık sessizlik için

kmeyle

noğlu içeri daldı. Yüzü öfk

battı ve beni yataktan sürükley

ye bağırdı. "Cem'in ate

atağın yanında duruyordu. Selin yanındaydı

ildi, battaniyeleri

!" diye bağırdı, sesi boğuktu.

Feride saçımı tuttu

ni bir şifonyere çarptı, köşesi kaburgalarıma battı. "İlk torunumu öld

efret etmişti, orta sınıf geçmişim

aldım, yan tarafımdan bir acı geçti.

benim hatam," diye hıçkırdı. "Onu onunla bırakmamalıydım

eri yalvarıyordu.

eri yırttı. Bacakları öfkeli, m

çıkardı. Yüzüme bir tokat att

bir destek işareti, beni tanıdığına, bunu asl

i buz

mlendi. Onlara inanmı

ve hayal kırıklığıyla dol

. Arkamdaki

a beliren korumalara. "Pompa dairesine k

aki pompa dairesi. Sık sık su

u

eri en bü

yuşmuş bir halde beni sür

er. Su zaten içeri sızıyordu, soğuk ve siyahtı. Hızl

güneş, havuzumuzun mavi suyu, korkunç sessizlik. Can'ın küçü

yardım etmiş, paniklemeden tekrar nefes alabilene kadar be

zalandırmak için kullanıyord

ve boğucu basınç üzerime kapand

zünü gördüm. Gülümsüy

a yaş kaçtı, buz

e olan tüm hayatım. He

batmaya

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

İhaneti, Silinmiş Hafızam
İhaneti, Silinmiş Hafızam
“Oğlum Can boğulduktan dört yıl sonra, ben hâlâ kederin yoğun sisinde kaybolmuştum. Kocam, teknoloji devi Emir Arslanoğlu, halkın gözünde bir azizdi; Can'ın adını yaşatmak için bir vakıf kuran sadık bir baba. Ama Can'ın ölüm belgesini kesinleştirmeye gittiğimde, bir memurun sıradan bir yorumu dünyamı başıma yıktı: "Emir Bey'in üzerine kayıtlı başka bir bakmakla yükümlü olduğu çocuk görünüyor." İsim yüzüme bir tokat gibi indi: Cem Yılmaz, annesi Selin Yılmaz. Yıllardır Emir'e musallat olan kadın. Onları buldum, mükemmel bir aile tablosu içinde. Emir gülüyordu, yıllardır görmediğim bir mutlulukla. Sonra Selin'in Emir'e itirafını duydum; Can'ın öldüğü gün Emir'in onunla olmasının, oğlumuzu izlememesinin sebebi olduğunu söylüyordu. Dünyam başıma yıkıldı. Dört yıldır bu suçluluk duygusunu tek başıma taşımıştım. Can'ın ölümünün trajik bir kaza olduğuna inanmış, "önemli bir iş telefonu" yüzünden kendini suçlayan Emir'i teselli etmiştim. Hepsi bir yalandı. Onun ihaneti, oğlumuzu öldürmüştü. Sevdiğim adam, etrafıma kederden bir hapishane ören adam, başka bir aileyle mutlu bir hayat yaşıyordu. Benim acı çekmemi izlemiş, kendimi suçlamama izin vermişti, kendi sırrı içten içe çürürken. Bunu nasıl yapabilirdi? Kendi eylemlerinin oğlumuzun ölümüne yol açtığını bile bile nasıl orada durup yalan söyleyebilirdi? Adaletsizlik içimi yaktı, kederimin yerini soğuk, keskin bir öfke aldı. Avukatımı aradım, sonra da eski akıl hocam Kerem Doğan'ı. Onun deneysel hafıza silme araştırması tek umudumdu. "Unutmak istiyorum," diye fısıldadım, "Her şeyi unutmam gerek. Onu benim için sil."”
1 Bölüm 12 Bölüm 23 Bölüm 34 Bölüm 45 Bölüm 56 Bölüm 67 Bölüm 78 Bölüm 89 Bölüm 910 Bölüm 1011 Bölüm 1112 Bölüm 1213 Bölüm 1314 Bölüm 1415 Bölüm 1516 Bölüm 16