icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon

Boğulmaktan Sevilene: İkinci Bir Şans

Bölüm 8 

Kelime Sayısı: 420    |    Yayın tarihi: 23/10/2025

"Gerçek ortaya çıktı. Esra her zaman beni ve ailemi

kındı. "Dava açmayacağız,

ledim, bekledim. İşte buydu. Son test. Böyle bir şeye mu

i, karakol amiri içeri girdi. Arda'yı, ailesin

ma gibi görünüyor. Sadece arabuluculuk

yrılmadı. "Hayır, Amir Bey. Bu davayı diğer herhangi bir d

dehşet çöktü. İnan

rvasız oldun, Esra. Aileme bir utanç kayna

dolayı tutuklayın. Yöne

, boğazımda panik yükseliyordu

sundu. "Bu sana davranışların üzerine düşünmen için

af bir zafer

ktı, Ceyda ve Can akbabal

af bir umutsuzluk da

r memur kapıyı açtı. Yaşlı bir adamdı, nazik bir yüzü ve yorgun gözleri vardı.

dedim, şa

rdı. "Ne olduğunu duydum, Esra. Seni

ndi. "Teşekkür

deyse yabancı olan adamın bana olan basit inancı neredeyse beni yıkma

diydi. "Seni bir gece tutmak için hiçbi

dı. "Onun için, birimi için çok şey yaptın. Se

um bile. Serbestsin. Eğer Arda'nın

"Teşekkür ederim, Müdürüm. Be

ızım. Git ha

. Boştu. Çantamı to

ğini ve okula gideceğimi söyledim. Mektubu, bi

bakmadan tren is

kadar derin bir rahatlama hisse

da öz

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

Boğulmaktan Sevilene: İkinci Bir Şans
Boğulmaktan Sevilene: İkinci Bir Şans
“Evlilik başvuru formumu yırtıp atmaya hazır bir halde Belediye Binası'na girdim. Her şey bitmişti. Saatler önce bir hastane yatağında uyanmıştım. Nişanlım Arda yanımdaydı, yüzünde sinir bozucu bir ifade vardı. Benden, az önce beni buz gibi bir göle itip neredeyse boğulmama neden olan kadın Ceyda'dan özür dilememi istedi. Çalkalanan suyun içinde, Arda'nın beni geçip boğulma taklidi yapan Ceyda'ya doğru yüzdüğünü görmüştüm. Hayatı tehlikede olan yaralarıma rağmen, Ceyda'nın yalanlarına inanmış, ona saldırdığımı iddia etmişti. Acımı, fedakarlığımı ve yıllardır süren sadakatimi, geçmişte ona ihanet etmiş bir kadın için hiçe saymıştı. Hatta "başkalarını kendinden önce düşün" diyerek kendi değerlerimi bana karşı kullanmıştı. Yorulmuştum. İnanılmaz derecede yorgundum. Neredeyse boğulma anı, benim için bir vaftiz olmuştu. Sonunda anlamıştım: Bunu düzeltemezdim. Onun sevgisini kazanamazdım. Eve döndüğümde, kronik ağrılarım için olan değerli bitki çayımı çoktan Ceyda'ya vermişti. Sonra beni kendi evimde bir misafire indirgemiş, ona yemek pişirmemi emretmişti. Artık son köprüyü de yakma zamanı gelmişti.”