İntikam: Milyarderin Çöküşü
bulandı ve parmak uçlarında başlayan bir titrem
e fısıldadı, sesi z
hafif ve havalıydı. "Bu Demir'in fikriydi. Kedinin mobilyaları
aman Demir'di. Zalimlik sadece Karin'in değildi; onundu. O onaylamıştı.
du, hatta bir keresinde yumuşak tüylerini okşamıştı. Onun kedi yavrusuyla oynamasını izle
ı. Kapıya doğru sendeledi, Puslu'nun küçük yatağını, mama kabını,
e sersemlemiş olan Hale, yere kapaklandı. Çorba kasesinin kalın
adı: Hale yerde dağınıklığın ortasında ve Karin yakınlard
ale'ye çorbayı vermeye çalışıyordum ama o üzerime attı
e vahşiydi. "Kedimi öldürdünüz," diye bağırdı ona
yok," dedi, sesi sabırsızlıkla damlıyordu. Dikkatini Karin'e çevirdi, mendili
izi kadar soğuktu. "Bunu temizleyin," diye em
oladı ve onu odadan çıkardı, sadece on
ık karışımı halıdan topladılar ve ağzına zorla soktular. Boğuldu, öğürdü ve kustu, vücudu dehşe
cudu spazmlarla sarsıldı, içinde oyuk, yana
rık bir şekilde yattı. Kot pantolonunun beline sıkıştırılmış
rlıydı, kaosun içinde bir can simidi.
ir hırıltıydı. Son umut kırıntısı da git
" diye sordu, bir kez dah
Bana dosyayı getir, bir daha on
ansımasına baktı. Yüzü solgun ve gözyaşı izleriyle doluydu, gözleri oyulmuşt
ktı. Demir kanepede oturuyordu ve Karin yanında kıvrılmıştı, başı omzundaydı. Kolundaki küçücük, n
dandı, sesi Hale'nin midesin
ı Karin. "Hale'nin tı
r ona göstermişti. Araba kazasından sonra, onu hastanede bulduğunda, elin
nı onun üzerinde prova etmiş, nazik dokunuşlarını ve endi
ırdı, gözleri kapının aralığından Hale'ninkilerle
"Hale burada. Sanırım
si anında soğuk bir aşağılam
onu delip geçti. "Ve itaatsiz bir tanesi. Yerini bir dah
ağır ve boğucu. Hale vücu
ğlı küçük, özel bir salona doğru çekti. "Hadi
n donmuş halde durdu, hakaret kulakl
ki gizli bir bölmede saklı mavi bir dosyayı tarif etmişti. Ararken, salondan b
rı gizli mandalı aradı. Diğer odadan gelen
r yarısı acı içinde çığlık atarken, diğeri görevine odaklanmış soğuk, odaklanmış bir makineyd