“O telefon, oğlumun okuduğu elit özel okuldan geldi. Hemşire neşeli bir sesle, yedi yaşındaki Cem'in küçük bir sıyrığı olduğunu ve rutin bir kan nakline ihtiyacı olduğunu söyledi. Sonra kanımı donduran o cümleyi kurdu. "Neyse ki A pozitif kan grubunun dosyada kayıtlı olması işimizi kolaylaştırdı." Kocam Can ve ben, ikimiz de 0 negatif kan grubuna sahibiz. Bu biyolojik olarak imkânsızdı. Gizlice yaptırdığım bir DNA testi, o korkunç gerçeği yüzüme vurdu. Cem benim oğlum değildi. Can'ın, evimizde yaşayan dadımız Kader'le olan çocuğuydu. Doğumda bebeğimi değiştirmişlerdi. Yedi yıl boyunca, kocamın yasak aşkından olan çocuğunu büyütmüştüm. Kendi oğlum ise kayıptı. Tüm hayatım, liseden beri aşık olduğum adamla kurduğum mükemmel evliliğim, koskoca bir yalandı. Yıllar önce geçirdiği bir kaza yüzünden hafızasını kaybettiği söylenen adam... Uğruna yıllarımı harcadığım adam... Beni en başından beri oyuna getirmişti. Ama Can, beni manipüle edilmiş yeni bir DNA testiyle kandırmaya çalışırken ölümcül bir hata yaptı. Yanlışlıkla biyolojik oğlumun saç telini göndermişti. Test, onun hayatta olduğunu doğruladı. Birdenbire, yaşamak için bir sebebim olmuştu. Oğlumu bulacaktım. Ve sonra, kocamın dünyasını başına yıkacaktım.”