Yılanın Öpücüğü: Bir Karının İntikamı
orlar mı
rhangi bir anl
onun için olan boğucu, sahte se
ttiğini sa
ma yapıştı, parma
dilemeni
lerine yönelttiğini gördüğüm kes
a. Şimdi
antısı dalga
ne yanlışlıkla kahve döktükten sonraydı. O ağlamıştı ve Hakan beni dizlerimin üzeri
anma, midem
Onların piyonu olm
fısıldadı kafamın içinde soğuk bir s
ğim bir güçle kolumu o
ır d
ılı kaldı. Yüzü inanma
amıştım. Her zaman dokunuşun
si ka
ren?" dedi, sesi tehlikeli bir
siz bir ka
? Hayır, Hakan. Sanırım ben
eri, sanki bir düğm
giler, aramızdaki şakalar
tıklar
çabalamıştım. Her hakareti yutmuş, her küçümsemey
im olmayan bir aşk
endi yaktıkları bir a
rimin erimesinin an
öfkeyle buruşmuştu. "Sen bizim evlatlık kardeşimizsin. Sana
attı, beni duv
alısın. Vasiyetname bizden biriyle evlenmen gerektiğini söylüyor
imeleri yüzüm
sesim titrek ama kara
rt'in kolunu çekiştirdi, gözleri sah
de gitmeliyim,
dediler üçü de neredeyse bir ağızd
va edilmiş
şakça, saçlarını okşayarak. Kelimeler o
n farklı olduğunu, onun sadece yardım ettikle
anl
dar derindi ki neredeyse huzurlu
eyen ışığın ve hizmetçinin uyarısının anısı zihnimde parladı. Antredeki devasa k
bağırdı üç abi
arasına bir insan duvarı ördüler, be
kısıl
zenin yerinden kopup
i. Yan tarafımda kes
şım yana düşerken, yukar
i içinde on
ardı, o mükemmel durumdaydı,
diye soruyordu Hakan, elleri
aman açılmıştı. Sonra bakışları y
r olduğumu hatır
dişe ve rahatsızlığın kafa
edi Mert, yanıma diz çökerek. "B
rıştırm
nda sadece bir
neşi, ayı, yıld
dalgası gönderen ıslak, hırıltılı bir ses
rimi yaktı. Kalkamıyordum. D
arından kara
ıld
ü, kaşları çatılmış, gözlerinde
, neredeyse gerçek gibi gelen
er