“Okulun ilk gününde çocukluk aşkım olan sevgilim beni kampüse getirdiğinde, ikiyüzlü bir oda arkadaşıyla tanıştık. Ona yaşına göre ne kadar olgun göründüğünü söyleyerek iltifatlar yağdırdı. Bense onun gözünde kibirli, sahte çantalı ve zenginmiş gibi davranan biriydim. Yatağımı toplarken birden dramatize bir şekilde haykırdı: "Dün seni getiren o zengin adam kampüs yakınında bir daire kiralamayacak mıydı? Ne oldu? Fikrini mi değiştirdi?" Sevgilimle mezun olunca evleneceğimizi öğrenince, "Ciddi olamazsın!" diye bağırdı, "Hâlâ erkeklere yanaşarak hayatını kazanmaya çalışan altın avcıları mı var?" İçimden kahkahalarla gülüyordum. Zengin yaşlı adam mı? O benim babamdı! Ve sevgilim? Sadece babamın şoförünün oğluydu...”