“Tutku bir kılıç kadar keskin olsaydı, ilk karşılaştıklarında onu sessizce yere serilmiş, kanlar içinde bırakırdı. Hayatını tehlike ve haz üzerine inşa etmiş, pervasızlığı bir zırh gibi kuşanmıştı. Bir kadının onu bu zırhı çıkarmaya zorlayacağını asla düşünmemişti. Gerçekler yalanlarla saklansa da, artık çok geçti. Oyunun içine çoktan çekilmiş ve bu tehlikeli oyuncuya zaten kendini kaptırmıştı.”