“Evliliklerinin ikinci yılında, soğuk ve mesafeli kocası aniden uçarı bir hayata başladı; etrafındaki kadınlar bir gelip bir gidiyordu. Kadın onunla konuştu, tartıştı, kavga etti; en sonunda bir gece yarısı kavgaları polis çağıracak kadar büyüdü. Ama ne yaparsa yapsın, adam sadece buz gibi bir ifadeyle şunu söylüyordu: "Benimle evlenmek için bu kadar çaba sarf ettin. İstediğin hayat bu değil miydi?" O an kadın her şeyi anladı. Anladı ki kocası, hayatındaki gerçek aşkının ölümünden onu sorumlu tutuyor ve onunla sadece onu cezalandırmak için evlenmişti. Onu, hayatındaki o kadının kız kardeşini kollarında tutarken gördüğünde, kadının içindeki son umut ışığı da söndü. Adam yine boşanma tehdidinde bulunduğunda: "Bir daha sorun çıkarırsan, boşanırız." Bu sefer pes etmedi. Başını kaldırdı. "Boşanalım o zaman! Senin için bu kadar çabalamaya değer mi sanıyorsun?"”