buzlu su dökülmüş gibiydi, iliklerin
enmişti ama arzularını y
larak gö
kullanabileceği
ü. Acı dolu bir çığlık attı ve tüm gücüyle Mic
nin etkisiyle yana dö
cekken, gözyaşlarıyl
n güçlüydü, bö
adı ve yanağını
a baktı ve şaşkınlıkla seslendi. "Bir şey mi bölüyorum?" Michael hemen elini çekti, Sonya'nın yanlış anlamasını istemiyordu. "
bi. "Kylee, bize katılmaz mısın? Önce seni Michael eve bıraksın." "Hayır, teşekkür ede
y değildi. Sonunda, Michael tarafından nere
r şekilde sohbet etti ve arada sır
östermedi. Sürekli gülümsedi ve yü
evgi dolu bir bakışla ne zama
şti ki, sadece rüyalarda
tırnakları avuçlarına derinlemesin
r kedi var!" Fırtınada görüş zaten zayıftı. Araba keski
e dü
ğırlıksızlık h
l olarak yanında Sonya'yı korudu. Camı
en uzaklaşırken izledi ve kalbinin o
doldu ve yavaş yava
ıl koruduğunu hatırladı. Tehlike geldiğinde, onu korumuş
etti. "Kylee, ağlamaya devam edersen güzel olmazsın. Sana söz veriyorum, sana
di, uzun süre ihmal edilmiş ve se
çti ve kendini t
boğulmak
görebiliyor musun?"
tü ve kayboldu. Görüşü kar
andı, burnuna dezen
lulukla, "Üzgünüm. Sen Michael'ın kız arkadaşısın. Seni ö
zleri kızardı. Çok sa
Kendini nasıl suçlayabilirsin? Sağlıklı ya da değil, seni önce kurtarırdım. Yirmi
söylemekten da
ı beslediği tüm aşk tamamen soldu. "Y
/1/100673/coverbig.jpg?v=20260604200425&imageMogr2/format/webp)