“Kadın, belindeki ağrıyı hafifçe ovarken titreyen bacaklarıyla merdivenlerden inmeye çalışıyordu. Tam köşeyi dönerken, üç yıldır görmediği adam'la yüz yüze geldi. O, ilk aşkı için sekiz yıllık ilişkilerini terk eden adamdı. Adam onu görür görmez kaşlarını çattı, derin bir iç çekti: "Bunun sana haksızlık olduğunu biliyorum. Ama biz gerçek aşkı bulduk. Hayatım boyunca sana borçlu kalacağım... Evime gelip barışmak için yalvarsan bile kabul etmem. Eve dön... " Kadın şaşkınlık içindeydi. Nereye dönecekti? Burası artık onun eviydi. Evet, kadın şimdi adam'ın üvey annesiydi. İki gün önce, adam'ın babasıyla evlilik belgelerini imzalamıştı.”