“Evliliklerinin beşinci yıl dönümünde kadın, bir hediye beklerken kocasının başka biriyle evlendiğini gösteren bir düğün davetiyesi aldı. Evleneceği kişi başkası değil, tam beş yıldır özveriyle bakıp durduğu bitkisel hayattaki ilk aşkıydı. "Mümkünse, nikâh şahidimiz olmanı isterim," dedi adam, gözlerinde kesin bir beklentiyle ona bakarak. Kadının yine her zamanki gibi kabul edeceğinden emindi. O bu sözleri duyunca elindeki telefonu sıktı, sonra sakin bir şekilde başını sallayarak kabul etti. Oysa adam henüz bilmiyordu ki kadının bu kadar kolay kabul etmesinin ardında, ona beyin kanserinin son evresi teşhisi konulmuş olması yatıyordu. Ve bugün, onun hayatının geri dönüp değiştirmek isteyeceği en büyük pişmanlık günü olacaktı.”