el'in odalarının dışındak
asılı duran devasa gümüş-
u; yükselip alçalan sesler, ay ışığı altında d
larak göğsü
yaşardı—gururlu, güçlü ve böyle gec
e burası
ışığı üzerime düşerken ve o tanıdık sesler hav
an gürültülü bir ça
dışarı eğildim ve Kael'in odalarının camlarının patladığ
urt v
m kadar siyah, gözleri ise çılgın bir kızıl renkteydi. Çenesinden
müşten yapılmış silahlar
etti!" diye biri bağırdı.
olarak hazırlanmış gümüş ağlar taşıyan
na," dedi dikkatle yaklaş
çevirdi, o kızıl gözleri
saniyede sal
rdun pençeleri onların arasından geçti ve üç sava
ı kull
a yaratık onları acı hissetmiyormuş gibi p
n kokusu
di. "Dikkat edin! Onun kurdu tamamen kontrold
bakarken kalp at
is yayılmaya başladı, sanki
ktığımda, avucumda hafif bir g
daha sıcak hale geldi; kanım ad
lirdi—ayın büyülü ışığı, bir suna
sı birden
a başl
en geri dön!" diye bağır
dum. Tek bildiğim aşa
tum, koridorlardan geçtim ve od
ış yaralı bedenler vardı. Selena
diye bağırdı. "Son gümüş
ay
yordum, ama onun önüne atıldım, k
ırdın?" diye Se
e niyetiyle doluydu. Hançerlerden uzun dişl
yordu, ama yerim
âlâ oradasın," dedi
ereddü
yan elimi kaldırdım ve
unduğu anda, gümüş ışı
döndü. Devasa bedeni küçüldü, siyah kürkü g
e yere diz çöktü, ne
Sarayı sessiz
solan gümüş ışı
si titreyerek. "Efsanelerde an
r Ay Rahibesi'nin kan bağı çoktan yo
aşını kaldırıp bana baktı; bakışları anlaş
ileri çıktı, ko
ışığının altında duruyordu, o a
üş ışık son bir kez parlad
/1/113089/coverbig.jpg?v=a0451a87c9ecc9b0f9e63db9c9ddcfca&imageMogr2/format/webp)