Nefretimin Esiri: Kalbimin Buzdan Sahibi

Nefretimin Esiri: Kalbimin Buzdan Sahibi

Amy

5.0
Yorum(lar)
17.4K
Görüntüle
190
Bölümler

Dört yılımı, her şeyimi verdiğim adam Boran, televizyonda ülkenin en zengin ailelerinden birinin kızıyla nişanlandığını duyuruyordu. Ben daha bu ihanetin acısıyla bar tezgahına yığılmışken, evimden gelen bir telefonla dünyam başıma yıkıldı. Babam, milyonlarca liralık bir dolandırıcılık suçlamasıyla kelepçelenip götürülmüştü ve tüm kanıtlar onu işaret ediyordu. Karakolda babamın feryatları arasında öğrendiğim gerçek kanımı dondurdu: Bu tuzağı, yeni ailesine sadakatini kanıtlamak isteyen Boran kurmuştu. Yüzleştiğimde ise bana iğrenç bir teklif sundu. "Babanı kurtarmak istiyorsan, nişanlımın gölgesinde gizli sevgilim olacaksın." Teklifini suratına çarptığımda, babamı hapiste çürüteceğiyle ve beni mahvedeceğiyle yemin etti. Her kapı yüzüme kapandı, adalet, parası ve gücü olanlar içindi. Çaresizliğin en dibindeyken, önüme tek bir seçenek konuldu: Boran'ı ve arkasındaki gücü yok edebilecek tek kişiye sığınmak. Nişanlısının abisi, iş dünyasının acımasız prensi ve bir gece önce beni sarhoş bir çöp gibi kenara atan o tehlikeli adam, Kaan Demirören.

Nefretimin Esiri: Kalbimin Buzdan Sahibi Bölüm 1 No.1

"Bana bir kadeh daha ver."

Aylin'in sesi, Altınkörfez'in en lüks özel kulübünün sağır edici bas sesleri arasında boğuk çıkıyordu. Boğazından aşağı inen anasonlu rakının yakıcı hissi, midesindeki o iğrenç düğümü çözmeye yetmemişti. Titreyen parmaklarıyla bar tezgahına tutundu. Gözleri, barın arkasındaki devasa ekranda dönüp duran magazin haberine kilitlenmişti.

Ekranda Boran vardı. Dört yılını, gençliğini, her şeyini verdiği adam. Şimdi, Türkiye'nin en güçlü ailelerinden biri olan Demirörenlerin kızı Hira'nın beline sarılmış, kameralara o kusursuz, sahte gülümsemesini sunuyordu. Alt yazıda "Yılın Nişanı" yazıyordu.

Aylin'in midesi şiddetle kasıldı. Nefes borusuna cam kırıkları dolmuş gibiydi.

"Hanımefendi, bence yeterince içtiniz," dedi barmen, Aylin'in uzattığı boş kadehi alırken. Adamın gözlerindeki acıma duygusu, Aylin'in kanını dondurdu.

"Sana bir kadeh daha doldurmanı söyledim!" diye bağırdı Aylin, sesindeki çatlağı gizleyemeden. Barmenin elini sertçe itti. Tırnakları kendi avuç içlerine o kadar sert batıyordu ki, derisinin yırtıldığını hissedebiliyordu.

İki kat yukarıda, yarı açık VIP locasının loş karanlığında, Kaan Demirören elindeki ince belli lale formundaki çay bardağını yavaşça çeviriyordu. Gözleri, aşağıdaki bar tezgahına yığılmış, kontrolden çıkmış kadının üzerindeydi. Çay bardağının sıcaklığı parmak uçlarını yakıyordu ama Kaan'ın yüzünde tek bir kas bile oynamıyordu.

"Aşağıdaki kadın o, efendim," diye fısıldadı asistanı Kaan'ın omzunun üzerinden. "Boran Bey'in geçmişte sakladığı eski sevgilisi. Aylin Aksoy."

Kaan bardağı cam masaya bıraktı. Çıkan tok ses, locadaki sessizliği bıçak gibi kesti. Sol elindeki Patek Philippe saatinin kadranını başparmağıyla yavaşça çevirdi. Bu, içindeki o yakıcı, kontrol edilemez dürtüyü bastırma şekliydi. Üç uzun yıl boyunca ondan uzak durmak için kendine ördüğü o kalın duvarların, Aylin'in bu perişan halini gördüğü an yıkılmasından korkuyordu. Onu hemen oracıkta kollarının arasına alıp, ona bu acıyı yaşatan herkesi yok etme isteğini, o kusursuz ve buzdan maskesinin ardına gizlemek zorundaydı.

"Sefil bir manzara," dedi Kaan, sesi buz gibiydi. Gözlerini Aylin'den ayırmadı.

Aşağıda, Aylin midesindeki bulantıya daha fazla dayanamayarak taburesinden kalkmaya çalıştı. Yüksek topuklu ayakkabıları cilalı mermer zeminde kaydı. Dünyası etrafında fırıldak gibi dönüyordu. Tuvalete gitmesi gerekiyordu, hemen.

Birkaç adım atabilmişti ki, önünü pahalı takım elbiseler giymiş, alkol kokan iki adam kesti.

"Yardım edelim mi güzelim?" dedi içlerinden biri, elini Aylin'in beline atmaya çalışarak.

Aylin adamın eline şiddetle vurdu. "Dokunma bana!" diye tısladı. Ancak ani hareketi, alkolün uyuşturduğu sinir sistemini tamamen çökertti. Ayak bileği burkuldu ve bedeni geriye doğru, sert mermer zemine doğru boşluğa düştü.

Düşüşün acısını bekleyerek gözlerini sımsıkı kapattı.

Ama o acı hiç gelmedi.

Sırtı, mermer yerine kaya gibi sert, sıcak bir göğse çarptı. Güçlü bir kol, belini mengene gibi sararak onu havada yakaladı. Aylin'in nefesi kesildi. Burnuna, kulübün ucuz parfüm ve ter kokusunu anında silip atan, keskin bir sedir ağacı ve Türk tütünü kokusu doldu.

Gözlerini açtığında, doğrudan gece kadar karanlık, dipsiz ve tehlikeli bir çift gözle çarpıştı.

Kaan Demirören, onu tek koluyla ayakta tutarken, yüzündeki ifade bir buzul kadar soğuktu.

Aylin'i taciz eden iki adam, Kaan'ı gördükleri an dehşetle geri çekildiler. "Kaan Bey... Biz... Çok özür dileriz," diye kekeleyerek saniyeler içinde kalabalığın arasına karışıp yok oldular.

Kaan, kollarında pelte gibi yatan kadına iğrenerek baktı. "Kendi ayaklarının üzerinde dur," diye emretti, sesi barın gürültüsünü delip geçecek kadar net ve derindi.

Ama Aylin'in beyni alkol ve kederin zehriyle tamamen bulanmıştı. Karşısındaki adamın keskin çene hatları, geniş omuzları ve onu koruyan bu ani müdahalesi, zihnindeki o hastalıklı boşluğu tetikledi. Onu kurtaran bir kahraman arıyordu. Dört yıl boyunca inandığı o yalanı arıyordu.

Aylin, Kaan'ın pahalı İtalyan kesim ceketinin yakalarını iki eliyle sıkıca kavradı.

Kaan onu itmek için kasıldı, ancak Aylin'in gözünden süzülen tek bir damla yaş ve yüzündeki o paramparça olmuş ifade, Kaan'ın hareketini milisaniyelik bir süre için durdurdu.

Aylin parmak uçlarında yükseldi. Titreyen, şarap ve anason kokan dudaklarını, umutsuz bir arayışla Kaan'ın çenesine bastırdı.

Kaan'ın bedeni anında taş kesildi. Göğüs kafesindeki kalp atışı bir anlığına duraksadı. Mantığı ona bu sarhoş kadını derhal yere fırlatmasını söylüyordu. Ama Aylin'in dudaklarının yakıcı sıcaklığı tenine değdiği an, Kaan'ın içindeki ilkel bir dürtü devreye girdi. Başını hafifçe çevirdi ve dudakları, Aylin'in dudaklarıyla şiddetle çarpıştı.

Atmosfer aniden alev aldı. Kaan'ın eli, kendi iradesi dışında Aylin'in ensesindeki saçların arasına daldı. Onu kendine doğru sertçe çekerken, öpüşü cezalandırıcı, yağmacı ve nefes kesiciydi. Aylin'in dudaklarını adeta ezerek, onu tamamen kendi hakimiyeti altına aldı.

Aylin, bu oksijensiz bırakan öpücüğün içinde boğulurken, midesindeki acının bir anlığına uyuştuğunu hissetti. Dudakları hafifçe aralandı ve o zehirli kelime, bir inilti halinde dudaklarından döküldü.

"Boran..."

Kaan'ın damarlarındaki kan anında dondu.

Sanki üzerine kaynar su dökülmüş gibi geri çekildi. Gözlerindeki o anlık karanlık arzu, yerini saf bir nefrete ve iğrenmeye bıraktı. Elleri Aylin'in omuzlarını kavradı ve onu kendinden öyle bir şiddetle itti ki, Aylin geriye doğru savrulup sırtını bar tezgahına çarptı.

Çarpmanın etkisiyle Aylin'in ciğerlerindeki hava boşaldı. Gözleri şokla açıldı, alkolün sisi biraz olsun dağılmıştı. Karşısında duran yabancı adamın gözlerindeki o öldürücü bakışı gördüğünde, midesi tekrar kasıldı.

Kaan, ceketinin kırışan yakalarını sert bir hareketle düzeltti. Çenesindeki kaslar seğiriyordu. Asistanına döndü, sesi bir jilet kadar keskin ve duygusuzdu.

"Bu sarhoş çöpü arabaya at ve evine yolla. Gözüm görmesin."

Kaan arkasını dönüp merdivenlere yönelirken, asistanı Aylin'in koluna girdi. Aylin'in bacakları onu taşımıyordu. Kulübün arka kapısından çıkarılıp, siyah bir Maybach'ın arka koltuğuna adeta fırlatıldı.

Kaan ön koltuğa oturdu. Araba hareket ederken, dikiz aynasından bile arkaya bakmadı. Araçtaki hava basıncı o kadar düşüktü ki, asistan nefes almaya bile korkuyordu.

Aylin, açık camdan içeri dolan deniz rüzgarının etkisiyle arka koltukta tamamen bilincini kaybetti. Olan biten her şey, zihninde sadece bulanık, acı verici bir kabus gibiydi. Elinde, Kaan'ın ceketinden kopmuş bir düğme değil, sadece kendi çaresizliği vardı.

Araba, Altınkörfez'in arka sokaklarındaki eski, dökülen apartmanların olduğu mahalleye girdiğinde durdu. Asistan, Aylin'i araçtan çıkarıp, endişeyle sokağa fırlamış olan, annesini kaybettikten sonra ona annelik yapan, onu kendi kızı gibi büyüten canı kadar sevdiği komşuları Nermin Teyze'ye teslim etti.

Kaan, dikiz aynasından o yıkık dökük binaya ve kadına son bir kez baktı. Dudaklarında alaycı bir kıvrım oluştu. "Malikaneye dön," diye emretti şoföre.

Aylin, Nermin Teyze'nin onu şiddetle sarsmasıyla gözlerini araladı. Başı çatlıyordu.

"Aylin! Kızım uyan! Baban..." Nermin Teyze'nin yüzü gözyaşları içindeydi, sesi histerik bir çığlık gibi çıkıyordu.

Aylin'in damarlarındaki tüm alkol saniyeler içinde buharlaştı. Tökezleyerek evinin sokağına döndüğünde, gördüğü manzara nefesini kesti.

Evinin önünde iki polis arabası vardı. Kırmızı ve mavi tepe lambaları, gecenin karanlığını acımasızca yarıyordu. Babası Kemal, ellerine kelepçe vurulmuş halde, iki polis memuru tarafından zorla polis aracına bindiriliyordu. Üvey annesi kapının önünde diz çökmüş, feryat ediyordu.

Aylin'in dizlerinin bağı çözüldü. Dünyası, o an, o sokağın ortasında tamamen paramparça oldu.

Okumaya Devam Et
Bölümler
Şimdi Oku
Kitabı İndir
Nefretimin Esiri: Kalbimin Buzdan Sahibi Nefretimin Esiri: Kalbimin Buzdan Sahibi Amy Çağdaş
“Dört yılımı, her şeyimi verdiğim adam Boran, televizyonda ülkenin en zengin ailelerinden birinin kızıyla nişanlandığını duyuruyordu. Ben daha bu ihanetin acısıyla bar tezgahına yığılmışken, evimden gelen bir telefonla dünyam başıma yıkıldı. Babam, milyonlarca liralık bir dolandırıcılık suçlamasıyla kelepçelenip götürülmüştü ve tüm kanıtlar onu işaret ediyordu. Karakolda babamın feryatları arasında öğrendiğim gerçek kanımı dondurdu: Bu tuzağı, yeni ailesine sadakatini kanıtlamak isteyen Boran kurmuştu. Yüzleştiğimde ise bana iğrenç bir teklif sundu. "Babanı kurtarmak istiyorsan, nişanlımın gölgesinde gizli sevgilim olacaksın." Teklifini suratına çarptığımda, babamı hapiste çürüteceğiyle ve beni mahvedeceğiyle yemin etti. Her kapı yüzüme kapandı, adalet, parası ve gücü olanlar içindi. Çaresizliğin en dibindeyken, önüme tek bir seçenek konuldu: Boran'ı ve arkasındaki gücü yok edebilecek tek kişiye sığınmak. Nişanlısının abisi, iş dünyasının acımasız prensi ve bir gece önce beni sarhoş bir çöp gibi kenara atan o tehlikeli adam, Kaan Demirören.”
1

Bölüm 1 No.1

29/04/2026

2

Bölüm 2 No.2

29/04/2026

3

Bölüm 3 No.3

29/04/2026

4

Bölüm 4 No.4

29/04/2026

5

Bölüm 5 No.5

29/04/2026

6

Bölüm 6 No.6

29/04/2026

7

Bölüm 7 No.7

29/04/2026

8

Bölüm 8 No.8

29/04/2026

9

Bölüm 9 No.9

29/04/2026

10

Bölüm 10 No.10

29/04/2026

11

Bölüm 11 No.11

29/04/2026

12

Bölüm 12 No.12

29/04/2026

13

Bölüm 13 No.13

29/04/2026

14

Bölüm 14 No.14

29/04/2026

15

Bölüm 15 No.15

29/04/2026

16

Bölüm 16 No.16

29/04/2026

17

Bölüm 17 No.17

29/04/2026

18

Bölüm 18 No.18

29/04/2026

19

Bölüm 19 No.19

29/04/2026

20

Bölüm 20 No.20

29/04/2026

21

Bölüm 21 No.21

29/04/2026

22

Bölüm 22 No.22

29/04/2026

23

Bölüm 23 No.23

29/04/2026

24

Bölüm 24 No.24

29/04/2026

25

Bölüm 25 No.25

29/04/2026

26

Bölüm 26 No.26

29/04/2026

27

Bölüm 27 No.27

29/04/2026

28

Bölüm 28 No.28

29/04/2026

29

Bölüm 29 No.29

29/04/2026

30

Bölüm 30 No.30

29/04/2026

31

Bölüm 31 No.31

29/04/2026

32

Bölüm 32 No.32

29/04/2026

33

Bölüm 33 No.33

29/04/2026

34

Bölüm 34 No.34

29/04/2026

35

Bölüm 35 No.35

29/04/2026

36

Bölüm 36 No.36

29/04/2026

37

Bölüm 37 No.37

29/04/2026

38

Bölüm 38 No.38

29/04/2026

39

Bölüm 39 No.39

29/04/2026

40

Bölüm 40 No.40

29/04/2026