icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon
Küllerinden Doğan Varis: Boşanmış Kadının İntikamı

Küllerinden Doğan Varis: Boşanmış Kadının İntikamı

icon

Bölüm 1 No.1

Kelime Sayısı: 894    |    Yayın tarihi: 10/06/2026

an görüşünü bulandırıyordu. Karnının derinliklerinde keskin bir kasılma hissetti. İçindeki o küçük kalp atışının

lerinde en ufak bir acıma kırıntısı yoktu. Sadece derin bir bıkkınlık okunuyordu. Fırat'ın hemen ya

ek alçalttı. "Bir adamı elinde tutmayı bile beceremeyen işe yaramaz bir kadın". Bu sözler Asya'nın

"Hadi gidelim. Vakıf yemeğine geç kalacağız," dedi soğuk bir sesle. Odadaki kalp moni

tedi. Sadece bir saniye durmasını istedi. Fırat yüzünü buruşturdu. Asya'nın elini iğrenerek tekmeledi. As

şeyi yuttu. Asya'nın midesi kasıldı. Göğüs kafesi son bir kez havalandı ve düşt

in ve kesik bir nefes alarak gözlerini fal taşı gibi açtı. Göz bebekleri küçüldü. Yüzüne vur

yansımasına baktı. Alnında kan yoktu. Derisi pürüzsüzdü. Titreyen sağ elini yavaşça aş

atma elinde dumanı tüten bir çay fincanıyla endişeyle ona bakıyordu. Asya bu s

in o meşhur yardım gecesinin tarihiydi. Asya'nın gözlerindeki o şaşkınlık bulutu saniyeler içinde dağıl

ri daldı. Üzerinde yine o kusursuz takım elbisesi vardı. Çene

oluk. Daha sade olmalıydın," dedi emreden bir ses tonuyla. Asya'nın mi

nıyordu. Üzerindeki elbise Asya'nınkine çok benziyordu. Bilerek aynı renk

çok boş kaldı. Bu elbiseyi tamamlayacak hiçbir şeyim yok," dedi. Asya

lacivert kadife kutuya kaydı. O kutunun içinde Köprü

kız kardeşinin isteklerini koşulsuz yerine getirmesi gerektiğin

şiddetle çarptı. Metal kilit tok bir ses çıkararak kapandı. Asya'nı

. Karısının her zaman başını öne eğip itaat etmesine alışm

yaşarttı. Bir adım geriye sendeledi. Korkmuş gibi yaptı. Fı

ğildi. "O elini çek," dedi dişlerinin arasından. Sesinde yı

ın gözlerinin tam içine baktı. Elini çekmedi. Aksine kadif

düz ve duygusuzdu ki odadaki hava aniden buz

uzatıp kutuyu zorla çekip almak istedi. Asya vücudunu ha

, lütfen. Benim yüzümden tartışmayın. İstemiyorum," dedi. Sesi titri

klı bir kadınsın! Özür dile! O kolyeyi hemen vermezsen bu gece bu odadan dışa

iydi. Kutunun kapağını açtı. İkisinin şaşkın bakışları arasında o devasa zümrüt kolyeyi çı

uruşu, Selin'in ucuz taklidini anında sildi süpürdü. Fırat bile o an n

fkeden kızarmış yüzüne hiç bakmadı. Topuklu ayakkabılarının p

Sesi odanın duvarlarına çarptı. Asya adımlarını yavaşl

alın Türk halısına bastı. Ciğerlerini temiz h

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

Küllerinden Doğan Varis: Boşanmış Kadının İntikamı
Küllerinden Doğan Varis: Boşanmış Kadının İntikamı
“Soğuk hastane yatağında kanlar içinde yatarken, karnımın derinliklerindeki o küçük kalp atışının yavaşça silinip gittiğini hissediyordum. Kocam Fırat ve onun tarzımı taklit eden kız kardeşi Selin yatağımın ayakucunda duruyordu. Gözlerinde en ufak bir acıma kırıntısı yoktu, sadece derin bir bıkkınlık okunuyordu. Selin sahte gözyaşları dökerek bana doğru eğildi. "Bir adamı elinde tutmayı bile beceremeyen işe yaramaz bir kadın." Fırat ise odadaki kalp monitörünün düzensizleşen ölüm seslerini duymazdan gelip saatine sabırsızca baktı. Vakıf yemeğine geç kalacaklarını söyleyerek Selin'in belini kavradı. Son bir güçle titreyen kanlı parmaklarımı ona uzatıp sadece bir saniye durmasını istediğimde, yüzünü buruşturdu. İğrenerek elimi tekmeledi. Parmaklarım demir karyolaya şiddetle çarparken, bilincim karanlık bir kuyuya çekildi ve öldüm. Yıllarca onun aşağılık komplekslerine, psikolojik şiddetine ve evdeki hapis hayatına boyun eğmiş, kendi ailemin köklü mirasını onun uğruna hiçe saymıştım. Karşılığı ise doğmamış bebeğimle birlikte bir çöp gibi ölüme terk edilmek olmuştu. Ancak derin bir nefesle gözlerimi fal taşı gibi açtığımda, cehennemde değildim. Üç yıl öncesine, Fırat'ın beni herkesin içinde rezil ettiği o meşhur Beyazıt ailesi yardım gecesinin tam öncesine dönmüştüm. Fırat odaya dalıp annemin çeyizi olan o paha biçilmez zümrüt kolyeyi Selin için benden zorla almaya kalktığında, bu kez başımı öne eğmedim. Kutuya elimi şiddetle çarparak onu durdurdum ve o soğuk taşı kendi boynuma taktım. Bu kez o zehirli evliliğin içinde kül olmayacaktım; İstanbul'un en acımasız adamıyla aynı masaya oturup, hepsini diri diri yakacaktım.”