ki ağır kapılar kapandığı an, ziyafet salonunun o boğucu uğultusu bıç
. Zihnindeki çarklar hızla dönüyordu. Sultan Beyazıt'ın karşısında kullanacağı
oyulmuş maun kapının önünde durdu. Bastonunu sol eline aldı. Sağ elin
n farklıydı. Havada hafif, genzi yakmayan, kaliteli bir
kta oturuyordu. Yaşına rağmen omurgası dimdikti. Gözleri yılların tec
şını hafifçe öne eğerek kusursuz, geleneksel bir saygı selamı
e salladı. Karşısındaki boş koltuğu işaret etti. Gö
ı. İki ince belli bardakta dumanı tüten Türk çayı ikram etti. Çay kaşıkları
ile yadigârını neden bağışladığını merak ediyorum". dedi. Ses
aktı. "Çünkü o kapıdan içeri girmek ve sizinle bu masada oturabilmek için sağlam bir ana
adar dürüst ve doğrudan bir cevap beklemiyordu. Dudakları
emiyorum. Sadece halam Lale Köprülü'nün şirketi için, Beyazıt Hold
tlilik oldu. Kerem Beyazıt o karanlık köşede oturuyordu. Asya'nın bu teklifiniisin. Neden kendi kocanın şirketine yatırım çekmek yerine Köprül
e başkalarının kanını emerek yaşayan bir parazit sürüsü. Onların Bey
nim soyadım Yılmaz değil. Ben her zaman bir Köprülü oldum.
arına net bir şekilde ulaştı. Kerem'in göğüs ka
zlerindeki o vahşi hırsa baktı. Karşısında ezik bir eş değil
kenarına ritmik bir şekilde vuruyordu. Asya'nın anlattıkla
ipsini açtı. İçinden özenle katlanmış birkaç sayfalık bir dosya çıkardı.
in özeti". dedi Asya kendinden emin bir sesle. "Kolye bir yana,
rakamlara ve analizlere göz atması bile yetti. Gözlerinde Asya'ya karşı gerç
i," dedi sesini yumuşatarak. "Bu yola girdiğinde kopacak fı
yanarım ama o evliliğin içinde bir saniye daha kül olmam".
an, kalbinin derinliklerinde karanlık ve yoğun bir haz da
Hanım'a söyle, yarın sabah yatırım kurulu onu dinleyece
k yerini büyük bir rahatlamaya bıraktı. Yüzünde gerçek ve sıcak bir gül
. Köprülü ailesinin kaderini d
ayağa kalktı. Çantasını eline aldı. "
ok ayak sesleri gelmeye başladı. Uzun boylu, geniş omuzlu bir
/1/119546/coverbig.jpg?v=0d9ff508b160d3e108a155ddd21c5822&imageMogr2/format/webp)