/1/119565/coverbig.jpg?v=21b1ce2c29c651ceb5bbbfe0db391db7&imageMogr2/format/webp)
ses, Levent'teki bu lüks apartman dairesinin boğucu sessizliğinde yankılandı. Başını yavaşça kaldırdı. Gözleri, duvarda asılı duran antika
unu eline aldı. Ekranın ani parlaklığı, karanlığa alışmış gözlerini yaktı. Parmakları ezbere bildiği numarayı tuşladı. Telef
akacakken, ekrana isims
. Four Seasons Oteli'nin o çok iyi bildiği, kalın dokulu bordo halısının üzerinde, Kenan'ın bu sabah kendi elleriyle ütülediği lacivert
pınarlarında tek bir yaş bile yoktu. Sadece saf, dondurucu bir öfke damarlarına pompalanıyordu. Beren, sağ
ğı masanın yanına, yere fırlattı. Arkasını döndü. Hızlı adımlarla giyinme odasına doğru yürüdü. Topuklu
siyah, uzun bir trençkot çıkardı. Trençkotu üzerine geçirirken, kumaşın ağırlığı ona ihtiyacı olan zırhı sağladı. Çekmeceyi hızla çekti. İçeri hücum edip saçlarını savurdu. Asansör düğmesine bastı. Kırmızı dijital rakamlar
arı, karanlığı yırtarak yandı. Arabaya doğru yürüdü. Kapıyı açıp sürücü koltuğuna yerleşti. Motoru çalıştırdı. V6 motorun vahşi kükremesi, içindeki sessiz
mdan içeri dolan şiddetli rüzgar, saçlarını bir kırbaç gibi yüzüne çarpıyordu.
yaklaştı. Beren, adamın şaşkın bakışlarına ve "Hoş geldiniz efendim" sözlerine zerre kadar aldırış et
VIP asansörlere yöneldi. Düğmeye bastı. Asansör sekizinci katta durduğunda, kapılar sessizce iki yana açıld
ı. Selin, muhtemelen oda servisini beklemek için kapıyı bilerek aral
'ın dudakları Selin'in alnında geziniyo
iyor olmalı. Tam bir ev hanımı, değil mi? Zavallı
cı bir ses döküldü dudaklarından. Eli cebine gitti. Ses kayıt ci
u onaylayan mırıltılarını kaydetti. Sonra düğmeyi kapattı. Kapıyı tekmeleyip içeri girme
öre doğru yürüdü. Otelden çıkıp arabasına bindiğinde, içerideki hava boğucuydu. Der
vlilik öncesi sadakat sözleşmesinin tasfiye
ldi. "Beren, emin misin? Köprülü ailesi seni o ev
ayı denesinler," dedi ve telefonu kapattı. Motoru tekrar çal
/1/119565/coverbig.jpg?v=21b1ce2c29c651ceb5bbbfe0db391db7&imageMogr2/format/webp)