Maskeli Efsane Lale: Onunla Asla Oynama

Maskeli Efsane Lale: Onunla Asla Oynama

Raven Cross

5.0
Yorum(lar)
12.2K
Görüntüle
300
Bölümler

Beren, sosyetenin ünlü Köprülü ailesinin o uysal, renksiz ve "işe yaramaz" ev hanımıydı. Evlilik yıldönümlerinde, kendi elleriyle hazırladığı lüks masada kocası Kenan'ı bekliyordu. Ancak gece yarısı telefonuna düşen isimsiz bir mesaj her şeyi yerle bir etti. Ekranda, kocasının o sabah kendi elleriyle ütülediği ceketi, lüks bir otelin zemininde, metresinin incili halhalıyla yan yana duruyordu. Otele gittiğinde, kapı aralığından kocasının ve metresinin iğrenç seslerini duydu. "Karın evde o sıkıcı yemekleriyle seni bekliyor olmalı. Tam bir ev hanımı, zavallı şey." Beren boşanmak için eve dönüp eşyalarını topladığında, kayınvalidesi ve görümcesi yolunu kesti. Onu aşağılayarak ailenin parası olmadan sokakta kalacağını yüzüne vurdular. Kocası Kenan ise ona sadece cüzi bir nafaka bağlayacağını söyleyip onu tehdit etti. "Seni bir böcek gibi ezerim, o paranın tek kuruşunu bile göremeyeceksin!" Beren'in gözpınarlarında tek bir yaş bile yoktu. Midesini bulandıran bu kibirli ailenin, yıllarca evde ezdikleri o zavallı kadının aslında kim olduğundan zerre kadar haberi yoktu. Beren o uysal mutfak önlüğünü koparıp attı ve siyah trençkotunu üzerine geçirdi. Kenan'ın iktidarsızlık raporunu masaya çarpıp yalıyı terk etti. Şimdi, ailenin hayatta kalmak için umutsuzça aradığı efsanevi doktor "Hekim Şifa" ve yeraltı dünyasının yenilmez yarışçısı "Lale" kimliğini kuşanma vaktiydi. Kenan'ı tamamen bitirmek için, ailenin en korkunç ismi Kıvanç Paşa ile masaya oturacaktı.

Maskeli Efsane Lale: Onunla Asla Oynama Bölüm 1 No.1

Beren Aksoy, son porsiyon dumanı tüten İskender kebabını maun yemek masasının üzerine bıraktı. Porselen tabağın ahşapla temasından çıkan tok ses, Levent'teki bu lüks apartman dairesinin boğucu sessizliğinde yankılandı. Başını yavaşça kaldırdı. Gözleri, duvarda asılı duran antika sarkaçlı saate takıldı. Akrep ve yelkovan, gece yarısı on ikinin üzerinde acımasızca kenetlenmişti. Evlilik yıldönümlerinin son dakikasıydı.

Midesinde soğuk bir kramp hissetti. Nefesi, göğüs kafesine batan görünmez bir cam kırığı gibiydi. Masanın üzerindeki telefonunu eline aldı. Ekranın ani parlaklığı, karanlığa alışmış gözlerini yaktı. Parmakları ezbere bildiği numarayı tuşladı. Telefonu kulağına götürdü. Sadece üç saniye sonra, o tanıdık, mekanik ve buz gibi Türkçe telesekreter sesi duyuldu. Ulaşılamıyordu.

Tam telefonu masaya bırakacakken, ekrana isimsiz bir MMS mesajı düştü.

Beren'in parmak uçları aniden buz kesti. Mesajı açtı. Ekranda beliren fotoğraf, midesindeki krampı keskin bir bıçak darbesine dönüştürdü. Four Seasons Oteli'nin o çok iyi bildiği, kalın dokulu bordo halısının üzerinde, Kenan'ın bu sabah kendi elleriyle ütülediği lacivert özel dikim ceketi darmadağınık yatıyordu. Ceketin hemen yanında, kadrajın köşesinde, Selin Yılmaz'ın o meşhur incili halhalı parlıyordu.

Kalbi göğüs kafesini parçalamak istercesine hızla çarpmaya başladı. Kan, kulaklarında uğulduyordu. Ama gözpınarlarında tek bir yaş bile yoktu. Sadece saf, dondurucu bir öfke damarlarına pompalanıyordu. Beren, sağ elinin işaret ve orta parmağıyla şakaklarını sertçe ovdu. Bu, sabrının tükendiğinin fiziksel bir kanıtıydı.

Belindeki beyaz dantelli mutfak önlüğünün bağcıklarını tek bir hamlede kopardı. Önlüğü, özenle hazırladığı masanın yanına, yere fırlattı. Arkasını döndü. Hızlı adımlarla giyinme odasına doğru yürüdü. Topuklu terliklerinin parke zeminde çıkardığı sert ve ritmik sesler, yaklaşan bir fırtınanın ayak sesleri gibiydi.

Dolabın kapağını sertçe açtı. İçinden, o güne kadar Köprülü ailesinin "hanımefendi" imajına uymadığı için hiç giymediği, omuzları keskin, siyah, uzun bir trençkot çıkardı. Trençkotu üzerine geçirirken, kumaşın ağırlığı ona ihtiyacı olan zırhı sağladı. Çekmeceyi hızla çekti. İçinden siyah, mat renkli, mikro bir ses kayıt cihazı aldı. Cihazın soğuk metalini avucunda sıktı ve trençkotunun derin cebine yerleştirdi.

Dairenin ağır çelik kapısını iterek açtı. Sonbaharın dondurucu rüzgarı, koridordan içeri hücum edip saçlarını savurdu. Asansör düğmesine bastı. Kırmızı dijital rakamların aşağı doğru inişini izlerken, çenesini o kadar sıkıyordu ki diş kökleri sızlıyordu.

Asansörün kapıları loş yeraltı otoparkına açıldı. Rutubet ve motor yağı kokusu genzini yaktı. Elindeki anahtara bastı. Köşede duran siyah Porsche'nin farları, karanlığı yırtarak yandı. Arabaya doğru yürüdü. Kapıyı açıp sürücü koltuğuna yerleşti. Motoru çalıştırdı. V6 motorun vahşi kükremesi, içindeki sessiz çığlığın dışa vurumuydu. Gaz pedalına sonuna kadar bastı. Lastikler beton zeminde acı bir çığlık atarak patinaj çekti ve araba otoparktan ok gibi fırladı.

Boğaziçi Köprüsü'nün üzerinde hız sınırlarını hiçe sayarak ilerliyordu. Açık camdan içeri dolan şiddetli rüzgar, saçlarını bir kırbaç gibi yüzüne çarpıyordu. Gözleri yola kilitlenmişti. Direksiyonu sıkan parmak boğumları bembeyaz olmuştu.

Porsche, Four Seasons Oteli'nin görkemli girişinde acı bir fren sesiyle durdu. Vale, koşarak arabaya yaklaştı. Beren, adamın şaşkın bakışlarına ve "Hoş geldiniz efendim" sözlerine zerre kadar aldırış etmedi. Anahtarı adamın göğsüne doğru fırlattı. Altın varaklı, devasa döner kapıdan içeri adımını attı.

Lobideki kristal avizelerin ışığı altında, siyah trençkotuyla adeta bir ölüm meleği gibi yürüyordu. Doğrudan VIP asansörlere yöneldi. Düğmeye bastı. Asansör sekizinci katta durduğunda, kapılar sessizce iki yana açıldı. Beren, otelin kalın, adımları yutan halısında yürümeye başladı. 802 numaralı odanın önüne geldiğinde durdu.

Oda kapısı tam kapanmamıştı. İki parmak kalınlığında bir aralık vardı. Selin, muhtemelen oda servisini beklemek için kapıyı bilerek aralık bırakmıştı. Beren, nefesini tuttu. Gözlerini o ince aralığa dikti.

İçeride, loş sarı ışığın altında, Kenan'ın dudakları Selin'in alnında geziniyordu. Selin'in kıkırdaması koridora taştı.

"Kenan, karın evde o sıkıcı yemekleriyle seni bekliyor olmalı. Tam bir ev hanımı, değil mi? Zavallı şey". Selin'in sesi, zehirli bir sarmaşık gibiydi.

Beren'in dudakları yukarı doğru kıvrıldı. "Ha," diye soğuk, alaycı bir ses döküldü dudaklarından. Eli cebine gitti. Ses kayıt cihazının düğmesini yukarı itti. Kırmızı ışık yanıp sönmeye başladı.

On saniye. Sadece on saniye boyunca içeriden gelen o iğrenç kıkırdamaları ve Kenan'ın onu onaylayan mırıltılarını kaydetti. Sonra düğmeyi kapattı. Kapıyı tekmeleyip içeri girmek, o ucuz dramayı yaşamak onun tarzı değildi. O, duygularıyla değil, aklıyla yok ederdi.

Arkasını döndü. Geldiği gibi sessiz ama eskisinden çok daha kararlı adımlarla asansöre doğru yürüdü. Otelden çıkıp arabasına bindiğinde, içerideki hava boğucuydu. Derin bir nefes aldı. Torpido gözünden telefonunu çıkardı ve avukatı Arda Çelik'i aradı.

"Arda," dedi sesi buz gibi bir netlikle. "Evlilik öncesi sadakat sözleşmesinin tasfiye sürecini derhal başlat. Elimde kanıt var."

Telefonun diğer ucundan Arda'nın endişeli sesi geldi. "Beren, emin misin? Köprülü ailesi seni o evden kolay kolay bırakmaz. Seni hapsedeceklerdir".

Beren, dikiz aynasından kendi soğuk gözlerine baktı. "Bırakmayı denesinler," dedi ve telefonu kapattı. Motoru tekrar çalıştırdı. Şimdi, o cehenneme dönüp son perdeyi oynama vaktiydi.

Okumaya Devam Et
Bölümler
Şimdi Oku
Kitabı İndir
Maskeli Efsane Lale: Onunla Asla Oynama Maskeli Efsane Lale: Onunla Asla Oynama Raven Cross Çağdaş
“Beren, sosyetenin ünlü Köprülü ailesinin o uysal, renksiz ve "işe yaramaz" ev hanımıydı. Evlilik yıldönümlerinde, kendi elleriyle hazırladığı lüks masada kocası Kenan'ı bekliyordu. Ancak gece yarısı telefonuna düşen isimsiz bir mesaj her şeyi yerle bir etti. Ekranda, kocasının o sabah kendi elleriyle ütülediği ceketi, lüks bir otelin zemininde, metresinin incili halhalıyla yan yana duruyordu. Otele gittiğinde, kapı aralığından kocasının ve metresinin iğrenç seslerini duydu. "Karın evde o sıkıcı yemekleriyle seni bekliyor olmalı. Tam bir ev hanımı, zavallı şey." Beren boşanmak için eve dönüp eşyalarını topladığında, kayınvalidesi ve görümcesi yolunu kesti. Onu aşağılayarak ailenin parası olmadan sokakta kalacağını yüzüne vurdular. Kocası Kenan ise ona sadece cüzi bir nafaka bağlayacağını söyleyip onu tehdit etti. "Seni bir böcek gibi ezerim, o paranın tek kuruşunu bile göremeyeceksin!" Beren'in gözpınarlarında tek bir yaş bile yoktu. Midesini bulandıran bu kibirli ailenin, yıllarca evde ezdikleri o zavallı kadının aslında kim olduğundan zerre kadar haberi yoktu. Beren o uysal mutfak önlüğünü koparıp attı ve siyah trençkotunu üzerine geçirdi. Kenan'ın iktidarsızlık raporunu masaya çarpıp yalıyı terk etti. Şimdi, ailenin hayatta kalmak için umutsuzça aradığı efsanevi doktor "Hekim Şifa" ve yeraltı dünyasının yenilmez yarışçısı "Lale" kimliğini kuşanma vaktiydi. Kenan'ı tamamen bitirmek için, ailenin en korkunç ismi Kıvanç Paşa ile masaya oturacaktı.”
1

Bölüm 1 No.1

10/06/2026

2

Bölüm 2 No.2

10/06/2026

3

Bölüm 3 No.3

10/06/2026

4

Bölüm 4 No.4

10/06/2026

5

Bölüm 5 No.5

10/06/2026

6

Bölüm 6 No.6

10/06/2026

7

Bölüm 7 No.7

10/06/2026

8

Bölüm 8 No.8

10/06/2026

9

Bölüm 9 No.9

10/06/2026

10

Bölüm 10 No.10

10/06/2026

11

Bölüm 11 No.11

10/06/2026

12

Bölüm 12 No.12

10/06/2026

13

Bölüm 13 No.13

10/06/2026

14

Bölüm 14 No.14

10/06/2026

15

Bölüm 15 No.15

10/06/2026

16

Bölüm 16 No.16

10/06/2026

17

Bölüm 17 No.17

10/06/2026

18

Bölüm 18 No.18

10/06/2026

19

Bölüm 19 No.19

10/06/2026

20

Bölüm 20 No.20

10/06/2026

21

Bölüm 21 No.21

10/06/2026

22

Bölüm 22 No.22

10/06/2026

23

Bölüm 23 No.23

10/06/2026

24

Bölüm 24 No.24

10/06/2026

25

Bölüm 25 No.25

10/06/2026

26

Bölüm 26 No.26

10/06/2026

27

Bölüm 27 No.27

10/06/2026

28

Bölüm 28 No.28

10/06/2026

29

Bölüm 29 No.29

10/06/2026

30

Bölüm 30 No.30

10/06/2026

31

Bölüm 31 No.31

10/06/2026

32

Bölüm 32 No.32

10/06/2026

33

Bölüm 33 No.33

10/06/2026

34

Bölüm 34 No.34

10/06/2026

35

Bölüm 35 No.35

10/06/2026

36

Bölüm 36 No.36

10/06/2026

37

Bölüm 37 No.37

10/06/2026

38

Bölüm 38 No.38

10/06/2026

39

Bölüm 39 No.39

10/06/2026

40

Bölüm 40 No.40

10/06/2026