/1/123818/coverbig.jpg?v=255817c641d13fb5809c2e9efb568230&imageMogr2/format/webp)
Aksoy
sonunda durdu. Güneşin altında parlayan kaportası, bu s
anında yumuşak toprağa saplandığında, yüzünü buruşturdu. Burnunun ucunda hayali bir koku varmış gibi
irkaç parça kıyafet tıkıştırıyordum. Ayak bileğ
annemin gözleri kıpkırmızıydı. Titreyen el
rın dünyası bizimkine benzemez, k
e. Asıl onlar kendilerini korusun," diye mırıldandım. Yüzümde hiçbir ifade yoktu ama
rdığı "tak tak" sesleri vedamızı böldü.
sonra bir eşyaya değe
bekliyor. Daha fazla bu sefalet kokan yerde v
kanneme sarıldım. Kokusunu
ine. Kendime i
sırtımı sıvazladı. "Bi
kaplı Patek Philippe saatine baktı.
sy
e Selin'e ifadesizce baktım. Sonr
aşları anı
etirmeyi düşünüyorsun? Kenan Bey'in
okşadım. Sesim a
, benim ailem. Sizin aksinize, sad
ardından alaycı
rada kalacak. Aksi takdir
lirmişti. Durumu görünce yüzü
tasmasını çektim ve tekrar ev
ikledi. Ö
yeceğim? Seni oraya getirmek için
lerimde en ufak bir d
enan Bey'e, karısının kibrinin kızı
hşi" kızın ona böyle karşılık vereceğini beklemiyord
i mahvederim! İstanbul'a adım attığında
p büyükanneme son bir kez baktım v
yanına oturdum. Selin öfkeyle ön ko
silüetine baktım. Gözden kaybolana kadar izledim, sonra
Selin üstenci bir ta
ibi değil. Orada kurallarımız, statümüz var. Bu
akıp giden manzaraya ba
sustu. Arabanın içinde sad
in sessizliğiyle taban tabana zıttı. Hepsine baktım ama içimde
lerledi ve devasa, ışıl ışı
Karşımdaki manzara, altından y
/1/123818/coverbig.jpg?v=255817c641d13fb5809c2e9efb568230&imageMogr2/format/webp)