icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon

Sürgün Edilen Mirasçının Dönüşü: Karanlık Patronun Aşkı

Bölüm 7 

Kelime Sayısı: 463    |    Yayın tarihi: 23/07/2026

Demirö

bütün gözler onlara döndü. Siyahlar içindeki soğuk

, ayısına sarılmış bekliyordu. Asya'yı görünce

a'nın bacağını dürttü. Arda çekinerek

a s

rumaların olmadan dışarı ç

luşunu işaret etti. Belli ki defalarca denemiş ama alamam

kaşını

bir oyuncak için mi o

nı şiddet

üzdanından para çıkar

tı. Sonra joystick'i kavradı. Hareketleri o kadar rahat ama

ortasından kavradı ve de

açık kaldı. Gözlerinde

anı alıp

A

ra parmağıyla içerideki y

eton daha attı. Yin

Jetonları hiç boşa gitmiyordu. Arda'nın ayaklarının dibi peluş oyuncak

duran korumam Ozan Taş, telefonuyla bu anla

i videoyu izliyordum. Arda, yıllardır görmediğim ka

a gibi içine kapanık bir çocuk nası

mesaj

duğunu

kız, Ard

ktın

aşını

ks bir restorana götürdü. Masayı Arda'nın

Arda ilk defa ta

in adın ne? Sen bir s

ır, sadece sı

mırıl

er kahramanlar isimlerin

ma düşüyordu. "Arda Bey, o kızla birl

enle baktığını gördüğümde içimde g

masaya yaklaştı. Ard

me zamanı. Amcanız

erdi. "Ona eşlik ettiğiniz için teşe

tişörtünün ucunu tuttu. "Gitmek

onunla göz h

en gerekiyor, yoksa o 'amcan' b

n peşine takıldı. Giderke

" denen kızın dosyasının ö

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

Sürgün Edilen Mirasçının Dönüşü: Karanlık Patronun Aşkı
Sürgün Edilen Mirasçının Dönüşü: Karanlık Patronun Aşkı
“On yedi yıllık Ege sürgününün ardından, gösterişli bir Maybach beni İstanbul'daki devasa Aksoy yalısına geri getirdi. Ama babam Kenan Aksoy'un beni geri çağırma sebebi asla sevgi değildi. Yalının kapısından girer girmez, tüm hizmetçilerin önünde bana içinde muska yüzen bulanık, iğrenç bir su içirmeye kalktı. Doğduğum gün annem öldüğü için bir falcının lafına inanıp beni "uğursuz" ilan etmiş, kendi kanından olan kızını yıllarca bir sahil kasabasına atmıştı. Şimdi ise beni bu batıl saçmalıklarla "temizleyip" ailesine layık hale getireceğini sanıyordu. Üvey annem Selin ve o kusursuz kızı Ceren, bana ve köpeğim Kömür'e birer çöpmüşüz gibi bakıyorlardı. "Burası senin Ege'deki kulüben değil, kurallara uyacaksın," diyerek beni ezmeye, bu evde sadece bir sığıntı olduğumu kafama vura vura öğretmeye çalışıyorlardı. Benim, taşradan gelmiş, korkak ve itaatkâr bir zavallı olduğumu düşünüyorlardı. Beni kolayca sindirip holdingin varisliğinden uzak tutabileceklerinden o kadar eminlerdi ki, midem bulanıyordu. Ama hiçbiri benim o çaresiz küçük kız olmadığımı, arkamda son teknoloji bir siber güvenlik ekibi bulunduğunu ve aslında uluslararası bir ölüm ordusunun peşinde olduğu efsanevi "Şafak" olduğumu bilmiyordu. Bardağı es geçip parmağımı doğrudan babamın yüzüne doğrulttum ve annemin ölümüne onun saçmalıklarının sebep olduğunu yüzüne haykırdım. Ceren'e ise bu evde sadece bir misafir olduğunu hatırlatıp, hakkım olan her şeyi almaya geldiğimi söyledim. Sonra odama çekildim ve beni dijital ağlarda umutsuzca takip etmeye çalışan, İstanbul'un en tehlikeli adamı Hakan Demirören'in arkadaşlık isteğini soğukkanlılıkla kabul ettim. Bu sahte aileyle ve peşime düşen karanlık adamlarla oynayacağım asıl oyun, işte şimdi başlıyordu.”