icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon

Sürgün Edilen Mirasçının Dönüşü: Karanlık Patronun Aşkı

Bölüm 6 

Kelime Sayısı: 478    |    Yayın tarihi: 23/07/2026

Aksoy

ye tahammülüm yoktu. Selin ve Ceren benim pes ettiğimi, o köşeye sindiğimi

şifreli hat üzerinden uzun bir görüşme yapmıştım. Ameliyatı öne ç

sal raporlarını inceliyordum. O müke

nan o görünmez iğneler yüzünden bazen ekranı göremiyo

yine çatlamak üzereyk

tım. WhatsApp'tan, kayıtlı olmay

bir oyuncak ayı ve yanınd

nlış numara diye düş

konum. Büyük bir AVM'nin e

Bu kez o oyuncak ayı, devasa bir vinç makinesi

ar, zihnimin derinliklerinde bir yere dokunmuştu. B

gibi oldu. Ekrana t

msi

da geldi.

kameraya bakıyordu. Birkaç gün önce kafe çıkı

numaramı verdiğimi

mre'ye

rol et. Kim olduğ

verdi. "Şaka yapıyorsun değil

Sadede ge

mez. Ama sahibini bulamıyorum, koruma seviyesi çok yüksek. Sank

bul'un o dokunulma

Bu buz gibi, herkesin birbirinin kuyusunu k

zd

Neden başk

kaydı geldi. Sesi fısı

damı hiç korkmadan yendin. Ben

na yardım etmiş, hırsızı saniyeler içinde yere sermi

lanetli, zayıf ve ezik olduğumu düşünürken

zerime temiz bir

Kömür'e ıs

ezmeye gi

dı, kuyruğunu sall

son mesa

at sonra

a zıplayan bir tav

masına engel olamadım. İstanbul'a geldiğim

o görünmez hayalet

anlık ve ölümcül bir adamın radarın

t katında, Hakan Demirören'in telefonu çalıy

adaşıyla buluşmak

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

Sürgün Edilen Mirasçının Dönüşü: Karanlık Patronun Aşkı
Sürgün Edilen Mirasçının Dönüşü: Karanlık Patronun Aşkı
“On yedi yıllık Ege sürgününün ardından, gösterişli bir Maybach beni İstanbul'daki devasa Aksoy yalısına geri getirdi. Ama babam Kenan Aksoy'un beni geri çağırma sebebi asla sevgi değildi. Yalının kapısından girer girmez, tüm hizmetçilerin önünde bana içinde muska yüzen bulanık, iğrenç bir su içirmeye kalktı. Doğduğum gün annem öldüğü için bir falcının lafına inanıp beni "uğursuz" ilan etmiş, kendi kanından olan kızını yıllarca bir sahil kasabasına atmıştı. Şimdi ise beni bu batıl saçmalıklarla "temizleyip" ailesine layık hale getireceğini sanıyordu. Üvey annem Selin ve o kusursuz kızı Ceren, bana ve köpeğim Kömür'e birer çöpmüşüz gibi bakıyorlardı. "Burası senin Ege'deki kulüben değil, kurallara uyacaksın," diyerek beni ezmeye, bu evde sadece bir sığıntı olduğumu kafama vura vura öğretmeye çalışıyorlardı. Benim, taşradan gelmiş, korkak ve itaatkâr bir zavallı olduğumu düşünüyorlardı. Beni kolayca sindirip holdingin varisliğinden uzak tutabileceklerinden o kadar eminlerdi ki, midem bulanıyordu. Ama hiçbiri benim o çaresiz küçük kız olmadığımı, arkamda son teknoloji bir siber güvenlik ekibi bulunduğunu ve aslında uluslararası bir ölüm ordusunun peşinde olduğu efsanevi "Şafak" olduğumu bilmiyordu. Bardağı es geçip parmağımı doğrudan babamın yüzüne doğrulttum ve annemin ölümüne onun saçmalıklarının sebep olduğunu yüzüne haykırdım. Ceren'e ise bu evde sadece bir misafir olduğunu hatırlatıp, hakkım olan her şeyi almaya geldiğimi söyledim. Sonra odama çekildim ve beni dijital ağlarda umutsuzca takip etmeye çalışan, İstanbul'un en tehlikeli adamı Hakan Demirören'in arkadaşlık isteğini soğukkanlılıkla kabul ettim. Bu sahte aileyle ve peşime düşen karanlık adamlarla oynayacağım asıl oyun, işte şimdi başlıyordu.”