Aksoy
Sonra parmağımı kaydırı
oktu. Dolaba yürüdüm. Selin'in benim için hazırladığı,
çinden, dışarıdan eski bir oyun konsoluna benzeyen ama içi tamamen modi
ce birkaç saniye sürdü. O bilinmeyen numaranın kaynağ
ibi oldu. Düşman değildi ama t
atlanmadım. Bir hayalet gibi koridorlarda dolaş
giydim. Siyah bir şapka taktım. Kömür'ü odada bırakıp, arka kapı
dan bir taksiye bindim
n gördüm. Altın çerçeveli gözlükleri ve temiz yüzüyle takım elbiseli
m. Garson geldiğinde menüye bakmad
r nefes aldı. Sonra o bitm
a cevap vermiyorsun? Öldün sandım! O la
aldım. Başımın sol
Başım ağrıyor. Ve hayı
a ciddileşti. Sesin
Levent'i aramalıyız! Bu krizler gidere
dırıp onu
bir şey konuşmak
tablet çıkardı. Masanın
din
dı. Bir adamın vesikalık fotoğrafı. Altın
i. İstanbul Havalimanı güvenlik kamerasından alınmış bulanı
ım buz kesti. Bu adam... İki yıl önce kend
. "O patlamadan kimse sağ çıka
aşını
ğiştirmiş. Ama biometrik veriler eşleşiyor. O, geri döndü. Ve tah
di. Onun dönmesi, peşimde
alıp omuzlarım
almamız gerekebilir. Eğer o adam
baktı. Elleri masanı
en bir müdahale seni tamamen fe
imdeki o karanlık, soğuk
a. Ölmek, onun elin
a ka
gileri bana gönder. Ve şu adamın peşi
aşını
. Burası artık seni
aktım ve kafeden çıkıp ka
ım gibi sessizdim. Kimse
osyayı açtım. Aksoy Holding'in o karmaşık para t
tehlikeli bir parıltı vardı. Madem ölüm peşimdeydi, o gel
/1/123818/coverbig.jpg?v=255817c641d13fb5809c2e9efb568230&imageMogr2/format/webp)