icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon

Sürgün Edilen Mirasçının Dönüşü: Karanlık Patronun Aşkı

Bölüm 4 

Kelime Sayısı: 523    |    Yayın tarihi: 23/07/2026

Aksoy

tu. Önümdeki bifteği yavaşça kestim. En iyi, en sulu kısımlarını

Yediğim o darbeden sonra odaları

eren Aksoy, o kusursuz ipek ev kıyafetiyle,

e o iğrenç, yapmacık gülümseme

bi zaten zayıf, böyle krizl

ziyade bir gerçeği te

. Çatalımla eti dü

mse fark etmedi. Onun kalbi on yedi yıl

bir an için seğirdi

. Ama artık buradasın, bu ailenin bir parçasısın. Kuralla

idemi bulandırdı. Çatalı tabağa

çin mi? Yoksa sadece benim iç

ketle şarap ka

ni insanlarız, Asya. Örneğin, köpekler

ucuyla kapıdaki hiz

a yaklaştı. Kömür'ün ta

anım, lü

ardı. Dişlerini gösterdiğinde hizm

ı okşadım. Sonra Cere

an pek hoşlanmadı. Onun da senin o

sertleşti. S

in mi geldin? Bizi kışkı

a yaslandım. Tüm bedenimle ona doğr

ine baktım. "Benim olanı almaya geldim. Ve i

. Şarap kadehini tutan

la onu ade

dingin hisseleri... Bunla

alaycı bir te

mi? Yoksa o çok güvendiğin 'Aksoy' soyadı

il duruşu bir saniyede tuzla buz oldu. En b

oğazında düğümlendi. Gözleri öfkey

ım. Ona üst

, o kişi sen olmalısın. Çünkü unutma

ür hemen ayaklandı. Onu o devasa masada, öfk

ümdeki o alaycı, güçlü ifade anında sil

en küçük ilaç şişesini çıkardım. İki hapı avucuma

. Yere çöktüm, kollarımı boynuna d

ecek, değil mi Kömü

. Eski ekranda ye

en bir n

, Boğaz'daki kaf

ma kim olduğu

ul, beklediğimden çok da

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

Sürgün Edilen Mirasçının Dönüşü: Karanlık Patronun Aşkı
Sürgün Edilen Mirasçının Dönüşü: Karanlık Patronun Aşkı
“On yedi yıllık Ege sürgününün ardından, gösterişli bir Maybach beni İstanbul'daki devasa Aksoy yalısına geri getirdi. Ama babam Kenan Aksoy'un beni geri çağırma sebebi asla sevgi değildi. Yalının kapısından girer girmez, tüm hizmetçilerin önünde bana içinde muska yüzen bulanık, iğrenç bir su içirmeye kalktı. Doğduğum gün annem öldüğü için bir falcının lafına inanıp beni "uğursuz" ilan etmiş, kendi kanından olan kızını yıllarca bir sahil kasabasına atmıştı. Şimdi ise beni bu batıl saçmalıklarla "temizleyip" ailesine layık hale getireceğini sanıyordu. Üvey annem Selin ve o kusursuz kızı Ceren, bana ve köpeğim Kömür'e birer çöpmüşüz gibi bakıyorlardı. "Burası senin Ege'deki kulüben değil, kurallara uyacaksın," diyerek beni ezmeye, bu evde sadece bir sığıntı olduğumu kafama vura vura öğretmeye çalışıyorlardı. Benim, taşradan gelmiş, korkak ve itaatkâr bir zavallı olduğumu düşünüyorlardı. Beni kolayca sindirip holdingin varisliğinden uzak tutabileceklerinden o kadar eminlerdi ki, midem bulanıyordu. Ama hiçbiri benim o çaresiz küçük kız olmadığımı, arkamda son teknoloji bir siber güvenlik ekibi bulunduğunu ve aslında uluslararası bir ölüm ordusunun peşinde olduğu efsanevi "Şafak" olduğumu bilmiyordu. Bardağı es geçip parmağımı doğrudan babamın yüzüne doğrulttum ve annemin ölümüne onun saçmalıklarının sebep olduğunu yüzüne haykırdım. Ceren'e ise bu evde sadece bir misafir olduğunu hatırlatıp, hakkım olan her şeyi almaya geldiğimi söyledim. Sonra odama çekildim ve beni dijital ağlarda umutsuzca takip etmeye çalışan, İstanbul'un en tehlikeli adamı Hakan Demirören'in arkadaşlık isteğini soğukkanlılıkla kabul ettim. Bu sahte aileyle ve peşime düşen karanlık adamlarla oynayacağım asıl oyun, işte şimdi başlıyordu.”