icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon

Sakat Kocamın Sırrı: Sadece Benim İçin Ayakta

Bölüm 2 

Kelime Sayısı: 650    |    Yayın tarihi: Bugün 10:57

adım, eski hayatının yıkıntıları üzerinde yürümek gibiydi ama gözlerindek

an tekerlekli sandalyedeki

burun ve dipsiz, karanlık bir uçurumu andıran simsiyah gözler. O gözlerde en ufak bir duygu kırıntısı yoktu; sadece dondurucu bir soğukluk ve

kli sandalyesinin tekerleklerine kadar yayıldı. Kenan'ın bakışları Lale'nin kızarm

sesi, Kuzey Denizi'nin sula

adar sert bastırdı ki acı ona gerçeklik hissi veriyordu. "

namadı. Sadece gözlerini hafif

i Lale, bir adım daha yaklaşarak. Kalbi göğüs kafesin

karanlık gözleri ölümcül bir tehlikeyle

dudaklarından döküverdi. "Sadece şunu soruyorum, Damat Bey: İkimiz de bugün o kapı

ni dik tutuşunda, gözlerindeki o kırık ama keskin bakışta inatçı bir delilik vardı. Kenan sessiz kaldı. Uzun, ince parmaklar

nt'in ve Cansu'nun öfkeli bağırışları duyulmaya başla

la aniden gerildi. Gözlerinde beliren o saf

ulaştı. "Ailemden kurtulmam lazım," diye fısıldadı Lale, sesi aceleci ve çaresizdi. "Senin de dedikod

du. Bakışları Lale'nin titreyen dudaklarına t

bul'un en büyük iki fıkrasıyız. İki fıkra birleşirse, belki k

neredeyse görünmez, alaycı bir

rdu. Bülent ve Cansu k

Lale'nin sesindeki çaresizlik

n çekmeden, yavaşça ba

ağırlığı bir anda sildi. Dizlerinin bağı çözül

e birlikte Lale'ye doğru yürüdüler, ancak tekerlekli sandalyedeki adamı gördükleri

eçti, adeta onu ailesine karşı koruyan bir kalkan

li, gölge gibi sessiz asistanı Emre

Kenan Bey, Lale Hanım... Nikah memuru VIP

acak gibi oldu. "Lale Hanım mı?" diye cırladı C

bitiremeden yutkunmak zorunda kaldı. O bakıştaki don

e'ye çevirdi. "Gidelim... karıcığım." Son kelimeyi biler

madan başını salladı. Emre tekerlekli sandalyeyi yavaşça iterken, Lale gelinliğinin eteklerini

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

Sakat Kocamın Sırrı: Sadece Benim İçin Ayakta
Sakat Kocamın Sırrı: Sadece Benim İçin Ayakta
“Şahin ailesinin evlatlık kızı olarak, yıllardır hayalini kurduğum o gün gelip çatmıştı; üniversite aşkım Mert ile evleniyordum. Ancak düğün günü Mert, eski sevgilisinin panik atağı tuttuğunu bahane ederek beni yüzlerce davetlinin önünde nikah masasında terk etti. Üvey babam ve annem beni teselli etmek yerine, Şahin ailesini rezil ettiğim ve Mert'i elimde tutamadığım için beni suçladılar. Geri dönüp Mert'e yalvarmayı reddettiğimde ise Mert, kibrine yenik düşerek babamın şirketiyle olan 30 milyonluk dev ortaklığı tek taraflı feshetti. "Sen bu ailenin malısın, aklın başına gelene kadar o karanlıkta kalacaksın!" Üvey babam yüzüme korkunç bir tokat atıp, beni aç ve susuz bir şekilde malikanenin buz gibi, rutubetli bodrumuna kilitledi. Üvey kız kardeşim yukarıdan benimle alay ederken, yıllarca onların sevgisini kazanmak için verdiğim tüm tavizler ve Mert için feda ettiğim keman kariyerim gözümün önünden geçti. Karanlıkta titrerken içimdeki o son bağ da koptu; artık onlara hiçbir borcum kalmamıştı. Ama bu zalim ailenin bilmediği ufak bir detay vardı. Düğün salonundan ağlayarak kaçtığım o gün, kapıda terk edilmiş tekerlekli sandalyeli bir yabancıyla aniden nikah kıymıştım. Ve o yabancı, İstanbul'u tek bir sözüyle titreten, acımasız milyarder Kenan Köprülü'ydü. Şimdi bodrumun kapısı kırılıyordu ve kocamın silahlı adamları tüm malikaneyi çoktan kuşatmıştı.”