/1/127517/coverbig.jpg?v=89d36bc0483f89bf9da633b5e2cae5ed&imageMogr2/format/webp)
tılan dosya, salondaki ağır s
le. Bu evl
ki sessizliği bir kabulleniş değil, yaklaşan bir fırtınanın habercisi olarak görüyordu. Boğaz'ın karanlık sularına bakan devasa malikânenin salonunda, Serra Aydın'ın tepkisini bekledi. Üç yıllık sözleşmeli evlilikleri b
alardan ayırdı. Sehpanın üzerindeki kalın k
aki buyurgan tını bir an bile yumuşamadan. "Sessizce gideceksin. Fazlasını bekle
yat havanın nihayet temizlenmeye başlamasıydı. Bu anın geleceğini biliyordu. Annesinin vasiyeti, Demirören ailesiyle yapılan
sini bekleyerek kollarını göğsünde birleştirdi. Yüzünde kibirli, her
remiyordu. Kâğıdı kendine doğru çekti, sayfaları t
p kalktı. "Tazminat maddesini mi arıyorsun? Sana bir daire ve geçimini sağ
al
ek kelime, Kaan'ın boğazında hazı
ihnindeki tüm senaryoları yerle bir etmişti. Ceketinin iç cebinden altın kaplama dolma kal
r saniye bile tereddüt etmeden, sayfanın a
nden silmişti. Kâğıdı özenle kapattı, ka
it
ha önce hiç karşılaşmadığı yabancı ve sarsıcı bir kadın oturuyordu. Kaan protokolün altındaki ıslak mürekkebe baktı. İçinde bir şeylerin
sesle çalmaya başladı. Ekranda beliren ismi görünce Kaan'ın yüzünde
du birtanem? Sakin ol, doktor ne
ızla yürüdü. Çıkarken Serra'ya tek bir bakış bile atmadı. Demir kapı
ndan baktı. Dudaklarının kenarında soğuk, keskin bir tebessüm belirdi. Elini boynuna götürdü, yakasının altına gizlenmiş
, camdaki yansımasına bakarak. "Üç yıl boy
tı. Yerine, yıllardır bastırdığı o yırtıcı
ybettiğini ve kimin geri d
/1/127517/coverbig.jpg?v=89d36bc0483f89bf9da633b5e2cae5ed&imageMogr2/format/webp)