n Bakış
gürlük ile kalp çarpıntısı yaratan bir dehşetin tuhaf bir karışımıydı. İmzalı b
uva gibi hissettirmemişti. Yavuz'un dokunulmaz bir zenginlik ve güç imajı yansıtmak
urdum, imzalı belgeleri elimde s
belirdi. Ozan'dandı. Konu satırı
aylık bir sanatçı misafir programıydı. Sanatçıların göz kamaştırıcı bir güzellikle çevrili, huzur içinde çalışabilecekleri bir yerdi.
Gün sonuna kadar bir ka
rar yoktu. Bu be
rsat kalmadan kabul ettiğimi yazıp gönderdim. Ardında
ana aldığı tasarım kıyafetlerle, artık oynamak istemediğim bir rolün boş kostümleriyle değil. Yıpranmış kotl
. Bu eşyalar bana ait değildi. Bunlar sadece sahne dekoruydu. Yalnızca bana aitmiş gibi hissettiren şey
rmak zorunda kaldım. Bu, haftalardır üzerime yapışıp kalan derin, kemiklerime kadar işl
okladı. Midem bulanarak banyoya koştum. Makyaj masasının
arını birleştirmeye başladı. Yorgunluk. Mide bulaaydım. Ka
mazdı. Bu
. Ayda bir kez soğuk bir verimlilikle yerine getirdiği bir görevdi; benim üzerimdeki hak iddiasının kasvetli bir hatırlatıcısıydı
ski ve bir başkasının parfümünün kokusuyla gelmişti. Nazik davranmamıştı. Sert, mesafeli ve dakikalar içinde biten bi
alarımın arasında çırpınan, kapan
ye gittim, ellerim kredi kartımı zar zor geçirecek kadar çok titriyordu. Eczacı kadın, aceleyle üzerime
iş gibi kullandığım soğuk, steril
ye sonsuz bir dehşet anına dönüştü. Kollarımı kendime sararak soğuk
aldı; sessizliğin içinde ti
bakmaya
iğin üzerinde apaçık ve inkâ
mi
n bağı çözüldü, sırtım soğuk duvara sürtünerek yere çöktüm. Terk ettiği
bir evliliğin küllerinden d
olma planım birdenbire yok oldu.
mi kurtarmakla
oğuk, acımasız dünyasından. Onu sevilecek bir insan olarak değil, bir vâris o
e dönüştü. Buradan gitmek zorundaydım. Artık sadece kendim için değil. Bi
/1/129040/coverbig.jpg?v=8a0960c6b12588bc6e6e11523f05d7fd&imageMogr2/format/webp)