icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon

Küllerinden Doğan Kadın: Artık Senin Değilim

Bölüm 2 

Kelime Sayısı: 383    |    Yayın tarihi: 21/09/2026

Bakış

jli bir sanat okuluna tam bursum vardı. Galerilerin, atölyel

bitirmişti. Üniversite fonum onun "uzmanlarına" ve "tedavilerine" akıt

edilmemden birkaç saat sonra gelen kutuma düşmüştü. Üç gün içinde beni b

esmi yemek odası mum ışığıyla parıldıyor, maun masan

yileşmesi"

'ın yanına sokulmuştu. Annem onun üzerine titriyor, ba

ziyafetindeki

, dipsiz gözleriyle bakana kadar kimse

et değil,

nda olduğum

eçirdi. "Yaman, sevgilim, benim için bir üzüm

a pırıltısı—tanıdığım bir fırtına—geçti. Bir üzüm aldı; bir suç imparatorluğu kurmuş olan o iri, h

optu. Sessizce. Ger

çin arka

nankör anlamına gelen bu İspanyolca

ekledi babam, ses tonundan küçümse

a hapishane beni yıkmamıştı; benim üniversitem olmuştu. Hayatta kalmayı öğrenmiştim. Dinlemeyi. Parmaklıklar ardındak

irli kelime

ına geri dönmedim. Doğrudan görkemli fuayeden geçtim, uşağın onaylam

ttim; malikânenin boğucu ağırlığı arkamda kalana

ucuz ayakkabılarım halka açık

m gü

üm noktası. Benden çöpe a

yordum. Onla

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

Aç
Küllerinden Doğan Kadın: Artık Senin Değilim
Küllerinden Doğan Kadın: Artık Senin Değilim
“Yedi yıl önce, evlatlık kız kardeşim Ceren pervasızca arabayla birini ezip kaçtığında, ailem ve nişanlım Yaman Karayel suçu benim üstlenmemi emretti. Yaman, mafya savaşını engellemek ve beni korumak için bunun tek yol olduğunu söylemişti. Bugün nihayet hapishaneden çıktım. Ancak beni bekleyen şey Yaman'ın vaat ettiği düğün değil, malikanemizin üçüncü katındaki penceresiz, tozlu bir depo odasıydı. Narin kız kardeşim Ceren'in huzurunu bozmamam için oraya atılmıştım. Aşağıdaki gösterişli ziyafette onun "iyileşmesini" kutluyorlardı. Uğruna yedi yılımı feda ettiğim adam, hayatımı çalan kızın yanına sokulmuş, ona kendi elleriyle üzüm soyuyordu. Bana ise ziyafetlerindeki bir hayaletmişim gibi davranıldı. "Desagradecida." Katılmayı reddettiğimde annem yüzüme tiksintiyle bakıp İspanyolca böyle tısladı. Babam ise iğrenerek Ceren'i her zaman kıskandığımı ekledi. Cezaevinde geçirdiğim o yedi yılın beni eğitimsiz ve yıkılmış bir zavallı bıraktığını sanıyorlardı. Oysa hapishane benim üniversitem olmuştu; hayatta kalmak için İspanyolca dâhil birçok dil öğrenmiştim. Zehirli fısıltılarındaki her bir kelimeyi anladım. Gençliğimi, hayallerimi, hatta Yaman'ı kurtarmak için gizlice verdiğim kemik iliğimi bile bir çırpıda çöpe atmışlardı. Ben onların gözünde bir aile ferdi değil, sadece kırılacak bir kalkandım. Bir zamanlar onlara duyduğum o aptalca sevgi o an tamamen küle döndü. O gece, o dar ve karanlık depoda, yıllar önce kurduğum şifreli kanala girdim. Ekranda tek bir mesaj bekliyordu: "Teklif hâlâ geçerli. Kabul ediyor musun?" Hiç titremeyen ellerimle yanıt yazdım: "Kabul ediyorum."”