n Bakış
mış bir hayatın kıyılarında dolanan bir hayalett
Keskin Galerisi'nin idari müdürüne verilen yerinde bir rüşvet ve uydurma
üzerime geçiriyordum. Ucuz, kaşındıran bir peruk saçlarımı kapatıyor, tek k
Ceren'in
ansıtıyordu; duvarlardaki seçilmiş sanat eserleri ise babamın tercihiydi. Burası sadece bir galer
dım. Bu bir "düğün" fotoğrafıydı. Ceren sade beyaz bir elbise içinde, Bora koyu renk bir takım elbiseyl
ledim. Personel dinlenme odasında, Aslı adında genç bir g
letten habersizce. "Neredeyse işin tüm ticari kısmını o yönetiyor. Ve
r hafta buraya Hollywood yapımcılarını getiriyor. Onlardan birine Ceren'in
e, uzun bir kırgınlıklar listesindeki soğuk gerçe
tor sesini duydum. Bir paspas kapıp başımı öne eğerek, yav
"Bundan çok yoruldum, Bora. Onun hayaleti artık can sık
m, Ceren," dedi Bora; sesi boğuk ve pürüzlüydü. "Se
ldı. Yeni temizlikç
a karşı kullandığı otoriteyle yüklü
atmıyordu; göğüs kafesime çarparak çırpınıyor
a idari müdür, sahte bir neş
neşeli bir tonla. "Kendisi yeni. Ayrıca fena grip
ıkışa doğru yönlendirdi. "Kusura bakmayı
ım, nefesim kesik kesik çıkıyordu. Bu kesik kesik nefesleri körükleyen şey y
rmüştüm. Şimdi orayı
/1/129050/coverbig.jpg?v=6b34f3551a60958141f7c953401b0b4d&imageMogr2/format/webp)