icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon

Ailem Tarafından Reddedildim, Gölge Alfası Beni Sahiplendi

Bölüm 2 

Kelime Sayısı: 625    |    Yayın tarihi: 21/09/2026

re

yansa küçük lekeler bırakıyordu ama kimse yardım etmek için durmadı. Ben dı

varlarının ardından

ı Defne, sesi tiz ve çocuksu çıkıyordu. "O etrafta

diye söz verdi Kaan.

sordu Defne. Bu bir tuzaktı.

eşter gibi kesti. "O dengesiz. Kıskançlığı zehirl

ık tutmayı öğrettiği yer. Annemin Kerem'e şifalı bitkileri ayırt e

bir yaban

ı görünce durdu. Kısa bir an için bakışları kana takıldı. Yüzünden bir kafa

ve aramızdaki o d

rem saatine bakarak, "eşya

rdum, sesim b

eveyn Süiti olurdu ama Kaan orayı babamın anısına saygı mabedi olarak tutuy

im balkonlu oda. Annemin, onun 'küçük güne

ona bakarak.

. "Sen orada bir misafirsin. Aslında bir yüksün. E

bir kopuş değildi. Kışın kuru bi

m," d

emişti. Gözyaşı beklemişti. Bu ani, bomboş

?" diye t

dedim. "Adanın

ama bakmadım. Baksaydım yüzündeki kafa karışıkl

etçiler bana acıyarak baktılar a

dım. Kabul mektubumu aldım. Gümüş Zehri tedavisi üzerine beş y

raktım. Kerem'in benden nefret etmeye başlamad

bavul ha

sessizdi. Bir saat içinde havaalan

saportla merdivenlerden i

e alay etti. "Nereye gidiyorsun? Biz sana dönmen için

diye yalan söyledim. Sesim sakindi

irdi, ona aldığım ipek elbiseyi

oturdu!" Işıldıyordu. Gözlerinde alaycı bir ifadeyl

t,"

sonra yüzüme baktı. Kurdu, içindeki o devasa siyah canavar, bir şeyl

arken mi gidiyorsu

ediniz," diye h

ı Kaan. "İki hafta sonra döneceğiz. Dön

yacağım," de

avırlarını düzeltir. Biz dönene kadar geri g

" dedim

a yön

e?" diye ses

kapı kolunda

ödememizi bekleme

m," diye

gökyüzü koyu griydi. Bi

rem bu sözü bir lanet

ır kapı arkamdan çarparak kap

Evsizdim. Parası

dır ilk de

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

Ailem Tarafından Reddedildim, Gölge Alfası Beni Sahiplendi
Ailem Tarafından Reddedildim, Gölge Alfası Beni Sahiplendi
“Hasarlı kurt ruhumu iyileştirebilecek tek bitki olan Ayışığı Otu'nu alabilmek için üç yıl boyunca her bir kuruşumu biriktirdim. Ama eve adım attığım an, Sürü Alfası olan en büyük ağabeyim onu titreyen ellerimden çekip aldı. Evlatlık kız kardeşimiz Defne'nin "migreni" tuttuğu için o paha biçilmez bitkiyi kaynatıp ona çay yapacaklarını söylediler. Bütün geleceğimi çalmalarına rağmen kötü niyetli olmadığımı kanıtlamak için son paramla onlara hediyeler aldım. Ancak Defne aldığım ipek elbiseye bilerek basıp kendini yere fırlattı. Yardım etmek için öne atıldığımda sakat bacağım takıldı ve dizim parçalanarak kanamaya başladı. Sürü doktoru olan diğer ağabeyim kanlar içindeki bacağıma bakmadı bile. "Seni sinsi yılan! Takılıp düşmesini bilerek istedin!" Alfa ağabeyim ise ciğerlerimi ezen o emri verdi: "Gözümün önünden kaybol." Kanlar içinde kendimi fırtınanın içine sürüklerken, bir arkadaşımın evine sığınıp ağlayacağımı sandılar. Ailemin kusurlu evladı olarak sonsuza dek onların kum torbası olacağımı düşündüler. Öz kardeşlerinin hayatını, numara yapan bir sahtekar uğruna nasıl bu kadar kolay çöpe atabildiklerini anlayamıyordum. Ama yanıldılar. Geri dönmek için yalvarmak yerine, rakip Gölge Alfası'nın teklifini kabul ettim. Dış dünyayla hiçbir temasın olmadığı, on beş yıllık çok gizli bir araştırma tesisine giden o özel jete bindim. Varlığımı yeryüzünden tamamen sildim. İşkence ettiğiniz kız kardeşinizin sonsuza dek gittiğini anladığınızda, umarım o sağır edici sessizliğin tadını çıkarırsınız.”