icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon

Acımasız Reisin Hayalet Karısı: Küllerinden Yeniden Doğuş

Bölüm 9 

Kelime Sayısı: 326    |    Yayın tarihi: 21/09/2026

in

kör edici de

her zama

ünden dalağım

lak üç kaburga

şanslı olduğ

ns

üm anlamını

n ayakucunda

z olmuş gibiydi. Nefes alıp ver

, sesinde en ufak bir sıcaklık yoktu.

lduğumu

da ölüme terk ettiği

lgileniyor," diye ekledi saatine ba

ey bekle

başımı

n serumumu değiştirmesini v

arekete

u ama zihnim berraktı. Bir n

n havalandırma boşluğuna sakladığ

lanlıyordum. Ga

telefonu

hesaba gi

ır fonundan aktardığım para or

değildi ama

ilet

a'ya

ney

k

görmezden gelerek koridorun sonundaki

aya geri

yasal belge

kurtulma

iştirme

Mürekkep siyah ve

âğıt üzerin

ş belleği

ıtl

saatler süren

tap okuduğ

söylediğ

ını. *Yedi*'yi sevdi

ği küçük bir hediy

az bir kurdel

hediyesine

kıma ö

n hediy

ip olduğum en

eri giydim. Kot pan

ri gibi gö

t gibi gör

eden ç

eni dur

şte konuşlanmış, Ru

kızı kolla

ksiye

n Konağı'na g

aynasından

mefendi? Orası tek

paket bıraka

da gide

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

Aç
Acımasız Reisin Hayalet Karısı: Küllerinden Yeniden Doğuş
Acımasız Reisin Hayalet Karısı: Küllerinden Yeniden Doğuş
“Ailemdeki altın çocuk ablam İrem'di, ben ise sadece onun hayatta kalması için elde tutulan bir "yedek parça", nefes alan bir kan bankasıydım. Geçmiş hayatımda, hayatını kurtardığım ve karanlıkta günlerce yaralarını sardığım adam olan Acımasız Reis Yiğit, ablamın "seni ben kurtardım" yalanına inanarak onunla evlenmeye karar verdi. Ablamın yeni bir böbreğe ihtiyacı olduğunda, beni zorla o soğuk ameliyathaneye sürüklediler. Gözlem camının arkasında, bana babalık taslayan adam ve uğruna her şeyimi feda ettiğim Yiğit, ablam yaşayabilsin diye etimin kesilmesini duygusuzca izledi. "İrem narin bir kız, senin ise bu ailedeki tek amacın onu yaşatmak." Çığlıklar atarak gerçeği haykırmaya, Yiğit'e onu kurtaranın ben olduğumu söylemeye çalıştım ama beni o masada sonsuza dek susturdular. Ölürken bile anlayamıyordum; neden benim hayatım sadece başkalarının çalabileceği bir ganimetti? Neden o adam, dokunuşumu ve kokumu bile tanıyamayacak kadar kördü? Gözlerimi tekrar açtığımda, planlanan infazımdan tam bir yıl öncesine, bedenimin henüz yarasız beresiz olduğu o güne dönmüştüm. Bu kez, babam bana nişanlı çiftin gözü önünde dolanmayayım diye tek yön bir sürgün bileti uzattığında ağlayıp yalvarmadım. Bileti sakince aldım. Bu hayatta kesime götürülen kuzu ben olmayacağım, kendi yalanlarında boğulmalarını izlemek için gölgelerden kibriti çakan kişi ben olacağım.”