icon 0
icon YÜKLE
rightIcon
icon Okuma Geçmişi
rightIcon
icon Çıkış Yap
rightIcon
icon Uygulamayı Edinin
rightIcon

Piyanistin Hesaplaşması

Bölüm 3 

Kelime Sayısı: 560    |    Yayın tarihi: 23/10/2025

ibi sığınağında bir mahkum gibi odaları arşınlıyordu. Sessizlik sağırdı, sadece kendi düzensiz nefesl

abalar gelmeye başladı. Pa

taki bir pencereden izledi. Anlamıyordu. M

yakışıklı görünüyordu. Lale yanındaydı, k

sarları, sosyete figürleri, Arzu’nun tanıdığı,

sertçe

sert yüzlü bir kadın, elinde bi

nları giymen

inin giyeceği türden, solgun gri,

e ona baktı. "Bu

in emri. Ve bu da…" Kadın küçük, siyah bir kedi tasm

nızı söyledi.

ı. Bu olamazdı. Bu iğr

ın yüzü i

aç dakika sonra Mert kapıda belird

şunu,

. Bu delilik

fena halde eksik olan bir şey. Lale bunun… koşull

. El

ıyorsun bunu," diye fısıl

di kendin

tı. Onu el üstünde tutan, koruyan Mert gitmişti. Yerinde bir yaban

ın içine soktu. Kab

taktı. Çıngırak alayc

ağıya

şampanya kadehleri, kahkahalar yankılanıyor

r sessiz

e kayıtsızdı. "Bu Arzu. Bu hafta sonu bize… yardımcı ol

ttı. Lale, Mert’in yanında izliyordu, gözleri zaferl

n yanarak, çıngırak sürek

ısıltılı yorumlara katlanmaya zorlandı. Lale ara sıra yanından geçe

henüz ge

verandaya çıkardı. Misafirler orada toplanm

asma çıkardı. Bir u

erandanın sağlam

arabilirsin, Arzu. Ve yap

ktı. Bağlı. Bi

österip güldü. Diğerleri başlarını çevirdi, rahatsızlıkları acısını azaltmayan küçük, soğuk bir teselliydi. Lale yan

uk, sert bir umutsuzluk düğümü kalmıştı. Verandanın ahşap döşemelerine çök

şağılanmış, kırılmış bir şey ola

tarafından organize edilmiş, hayattan çok

ı; sistematik, zalimce ve

Uygulamadan Bonusunuzu Talep Edin

Piyanistin Hesaplaşması
Piyanistin Hesaplaşması
“Ünlü konser piyanisti Arzu Sancaktar'ın hayatı, kusursuzca bestelenmiş bir senfoni gibiydi. Güçlü bir aileden gelen mimar kocası Mert Adahan, onun en büyük hayranı, sarsılmaz kayasıydı. Aşkları, ortak hayaller ve sakin akşamlar üzerine kurulmuş sağlam bir kaleydi. Arzu'nun sessiz, tatlı görünen kuzeni Lale Tekin ise onlarla birlikte yaşıyordu; Arzu'nun kendi güneşli hayatına kabul ettiği bir gölgeydi adeta. İlk uyumsuz nota, Lale'nin gözü gibi baktığı İran kedisi Kartopu'nun ortadan kaybolmasıyla çalındı. Ardından Lale'nin teatral bir şekilde kendini yerden yere atması ve kan donduran suçlaması geldi: "Bunu sen yaptın!" Sonra da dramatik bir şekilde, acemice karalanmış bir notu "buldu": "Kocamdan uzak dur. Bir dahaki sefere kaybolan kedi olmayacak." Notu benim yazdığımı iddia ediyordu. Kalbim deli gibi çarparken, Mert'in bu saçmalığa gülüp geçmesini, beni savunmasını bekledim. Ama yapmadı. Bir zamanlar aşkla parlayan gözleri buz kesti, içleri tüyler ürpertici bir hayal kırıklığıyla doldu. Ona inanmıştı. Telefonumu ve anahtarlarımı alarak beni tamamen tecrit etti ve gözlerden uzak göl evimize sürgüne yolladı. Bir hafta sonra ise beni herkesin önünde bir gösteri malzemesi yaptı: Bana bir hizmetçi üniforması giydirdi, boynuma şıngırdayan bir kedi tasması taktı ve sonra, tüm sosyete çevremizin önünde, beni bir hayvan gibi verandanın direğine bağladı. Benim Mert'im... Bana "sihrim" diyen, bensiz nefes alamayacağına yemin eden adam, bu iğrenç aşağılanmayı kendi elleriyle organize etmişti. Her şey bir yalan mıydı? Yılların bağlılığı, kuzenimin uydurduğu bu canavarca kötülük karşısında nasıl böyle bir anda tuzla buz olabilirdi? Ruhum ezilmişti, ama fırtına şiddetlendikçe, çaresizlik içimde bir kıvılcım yaktı. Kanlar içinde ve yalınayak bir halde bir pencereyi kırdım, o alaycı zili boynumdan söküp attım ve umutsuzca yardım çağırdım. Onlar Arzu Sancaktar'ı öldürdüklerini sanıyorlardı. Ama şimdi onun yeniden doğuşuna tanıklık edeceklerdi; eskisinden daha güçlü, daha ölümcül bir şekilde hayatını geri almaya ve o canavarca ihaneti ortaya çıkarmaya hazırdı.”
1 Bölüm 12 Bölüm 23 Bölüm 34 Bölüm 45 Bölüm 56 Bölüm 67 Bölüm 78 Bölüm 89 Bölüm 910 Bölüm 10