Piyanistin Hesaplaşması
ibi sığınağında bir mahkum gibi odaları arşınlıyordu. Sessizlik sağırdı, sadece kendi düzensiz nefesl
abalar gelmeye başladı. Pa
taki bir pencereden izledi. Anlamıyordu. M
yakışıklı görünüyordu. Lale yanındaydı, k
sarları, sosyete figürleri, Arzu’nun tanıdığı,
sertçe
sert yüzlü bir kadın, elinde bi
nları giymen
inin giyeceği türden, solgun gri,
e ona baktı. "Bu
in emri. Ve bu da…" Kadın küçük, siyah bir kedi tasm
nızı söyledi.
ı. Bu olamazdı. Bu iğr
ın yüzü i
aç dakika sonra Mert kapıda belird
şunu,
. Bu delilik
fena halde eksik olan bir şey. Lale bunun… koşull
. El
ıyorsun bunu," diye fısıl
di kendin
tı. Onu el üstünde tutan, koruyan Mert gitmişti. Yerinde bir yaban
ın içine soktu. Kab
taktı. Çıngırak alayc
ağıya
şampanya kadehleri, kahkahalar yankılanıyor
r sessiz
e kayıtsızdı. "Bu Arzu. Bu hafta sonu bize… yardımcı ol
ttı. Lale, Mert’in yanında izliyordu, gözleri zaferl
n yanarak, çıngırak sürek
ısıltılı yorumlara katlanmaya zorlandı. Lale ara sıra yanından geçe
henüz ge
verandaya çıkardı. Misafirler orada toplanm
asma çıkardı. Bir u
erandanın sağlam
arabilirsin, Arzu. Ve yap
ktı. Bağlı. Bi
österip güldü. Diğerleri başlarını çevirdi, rahatsızlıkları acısını azaltmayan küçük, soğuk bir teselliydi. Lale yan
uk, sert bir umutsuzluk düğümü kalmıştı. Verandanın ahşap döşemelerine çök
şağılanmış, kırılmış bir şey ola
tarafından organize edilmiş, hayattan çok
ı; sistematik, zalimce ve