Aldatanlara İkinci Şans Yok
e çalıştı. Kahvaltı masasında bana kadife bir kutu sundu
m," dedi, gözleri yalvarıy
iğim, uysallığım için bir ödeme gibi hissettirdi.
Ama bana bir şeyler
Küçük, zarifçe sarılmış bir hediye kutusu
şeyim var," dedim,
orum. Yarından sonra
anmıştı. O açtığında, be
ve ev anahtarım vardı. Temi
iye sordu, kutuyu
edim küçük, gizemli bir gülümseme
şverişiyle hafiflemişti. Her şe
ikkatlice masaya koyarak. "Yarından
li çaldı. Bir dizi k
andı. Kapıya gitti ve onun n
şiğinde duruyordu, yüzü
ü. Onu hızla dışarı, ön bahçeye çekti, ben
e seslendi, sesi gergindi. "S
ı penceresine yürüdüm. Cansu'nun ağlayarak
fke ve korku mas
sladı, sesi alçak ama keskindi. "Sa
aha çok ağladı, bir kağıt pa
i özenle biçilmiş çimlerin üze
yle çarptı. Donakaldım, elim pencere
mi
imi hasta hissediyordum. Dedi ki... dedi ki beb
hnimin ani sessiz
er zaman hazır olmadığını söylerdi. Şirkete, geleceğimizi inşa etmeye odaklan
yip yerini başka bir şeye bırakt
aldı, gözleri
e sordu, sesi anid
alık," diy
Yüzüne yavaş bir gülümse
ardır duymadığım şiddetli bir kararlılık
ktı, gözleri zaferle parlıyordu. K
dıran bir tutkuyla öptü. Sonra nerede olduğu
diye fısıldadı. "Seni ar
sına geri yürüdüm. Oturdum ve kahve fi
ğı için memnundum. Bu kaçışımı daha temiz, daha basit hale getiriyor
üzünde dikkatle inşa edil
alışarak. "Sadece küçük bir kriz. Dinle, bir şey çıkt
a. Cansu'yla
şey getireceğim,
ımı sallad
ordu. Alnıma hızlı bir öpücük kondu
çıkışını izledim. Sokakt
düm. Seni bu evden son